1 Eylül 2010 Çarşamba

55 İş Fikri

Bugün onbinlerce insan evde yapılan bir iş kurmayı düşünüyor ve bunun için iyi sebepleri var. Ortalama olarak, insanlar iş hayatları boyunca iki veya üç kariyer sahibi olmayı umit edebilirler. Bir kariyeri bırakanlar genelde ikinci veya üçüncü kariyerlerini evlerinde yapmayı düşünürler. Geleneksel olarak 9’dan 5’e çalışmanın parçası olan ve bu hayattan emekli olmanın eşiğinde olan insanlar, daha sonra ne yapacaklarını düşünürler. İyi haber: Evde yapılan bir iş kurmak risk almaya ve sıkı çalışmaya istekli olan herkese açık.
1500$ ve daha azıyla başlayanlar.
1. MUHASEBECİDeneyim, eğitim veya sertifika gerekebilir.
Hizmetlerinizi ana hatlarıyla belirleyen bir el ilanı oluşturun. Bunu yapmadan önce, bu hizmetlerin ne olacağını bilmeniz gerekir: sadece küçük bir işin muhasebeciliğini mi yapmak istiyorsunuz? Daha karışık düzeyde muhasebecilikte işin ihtiyaçlarına göre, aylık, üç aylık veya yıllık olarak bakiye hesapları, bilanço açıklaması ve diğer finansal raporlarla ilgili çalışma yapılır. Diğer uzmanlıklar vergi hesaplaması ve olağanüstü potansiyel çalışmayı kapsayabilir. Birçok iş sahibi günlük muhasebe kayıtlarını tutarlar fakat vergi hesaplamalarında profesyonel yardım almayı tercih ederler.
2. BİSİKLET TAMİRİÜlkenin birçok kesiminde bu iş mevsimlik gibi görülebilir, ama bunu çözecek bir yol bulabilirsiniz. Bir depo kiralayın ve insanların bisikletlerini bakım ve tamirlerini yaptıktan sonra kış boyunca depoda saklamayı teklif edin. Lance Armstrong hayranlarına hitap etmek istiyorsanız, tüm yıl boyunca iş yaparsınız. Bu bisiklet yarışçıları, karda, yağmurda ve gecenin karanlığında idman yaparlar. Bazıları kendi bisikletlerini kendileri tamir ederler, fakat çoğu yapmaz o yüzden tüm yıl iş yaparsınız. Eğer cumartesi günü alışveriş saatlerini tutarsanız, bisikletle ilgili her şeyi konuşacak heyecanlı bir grubunuz olacağından emin olabilirsiniz.
3. TEKNE TEMİZLİĞİDeneyim, eğitim veya sertifika gerekebilir.
Kış için veya sezon ortası temizliği için sudan çekilen teknelere gövde temizliği yapılması gerekir. Ve teknenin çeşidine göre her şey için büyük bir temizlik yapmak için de iyi bir zaman—güverte,kamarlar, baş kısım. Bahçelerinde tekne bulunan evlerden başlayın. Ya da yat limanıyla bir sözleşme yaparak müşterilerine sunduğu tekne temizleme işini siz yapabilirsiniz.
4. İŞ PLANLAMA HİZMETİGenişleme olasılığı var
Pazarlama araştırması, iş planı anlatımları ve finansal açıklama hizmeti sunun. Ücretinizi müşterinin isteğine göre belirleyin, ve diğerlerini ek hizmetler olarak teklif edin. Müşterinize elektronik dosya ile istedikleri zaman ulaşabilmelerini sağlayabilirsiniz, veya iş planını dosyalayabilir ve ihtiyaç duyulduğu zaman sunabilirsiniz. Müşterilere göstermek için iş planı örnekleri bulundurun, kendinize de bir iş planı yapmayı unutmayın.
5. BACA TEMİZLEMEBaca temizleme işi ancak halihazırda bu işi yapan birinin yanında çıraklık yaparak öğrenilebilir. Baca uzmanı olarak baca temizleme işini baca kontrolü işiyle birleştirebilirsiniz—sadece bacanın temizlenmesi gerekip gerekmediğine değil bacanın iyi durumda olup olmadığına ve tamire ihtiyacı olup olmadığına bakabilirsiniz.
6.TEMİZLİK HİZMETİTemizlik işinin birçok yönü vardır. Ev temizliği, ofis temizliği, restoran temizliği olarak başlayabilirsiniz. İsterseniz aralarından bir tanesi üzerine uzmanlaşarak da tek konu hakkında bir temizlik işi kurabilirsiniz. 
7. BİLGİSAYAR TAMİRİ
Deneyim, eğitim veya sertifika gerekebilir.
Sistem kullanıcılarının isteyeceği yazılım türlerini öğrenin, kelime işlemcisi, fotoğraf düzeltme yazılımı, dizayn ve özellikle güvenlik yazılımları. Bilgisayarın tüm parçalarını inceleyin, monitör tiplerini ve çeşitlerini, kablolu ergonomik ve kablosuz klavyeleri, fare tiplerini, yazıcıları ve tarayıcıları. Pazarlama bölgenizde hizmet veren tüm internet hizmet sağlayıcılarını iyi şekilde tanıyın. Kişisel bilgisayar kullanıcıları, küçük işletmeler ve büyük şirketlerin ihtiyaçlarını karşılayabilecek bir uzman haline gelin.
8. DANIŞMANLIKGenişleme olasılığı var.
Danışman olmak için, insanların çalışmayı düşündükleri bir alanda kendinizi danışman olarak sunabilmeniz ve bunun için de o alanda uzmanlığa sahip olmanız gerekir. Örneğin kariyerinizde bir ilaç şirketinin büyük depolarını yönetmişsinizdir, yıllarca büyük bir ayakkabı üreticisinin pazarlama işlerini yapmışsınızdır, kozmetik dükkanı veya restaurant zinciri kurmuşsunuzdur. Bu deneyiminizi benzer işleri yapmak isteyenlere yardım etmek için kullanabilirsiniz ve geçmişte yaptığınız hataları tekrarlamazsınız.
9. KÖPEK YETİŞTİRİCİLİĞİDeneyim, sertifika veya sertifika gerekebilir.
Dişi köpeğinize uygun partneri bulmadan önce, annelik sorumluluğunu alacak fiziksel durumda olduğundan emin olmanız gerekir. Yavruları için uygun ve güvenli bir yeriniz olduğundan emin olmanız ve bir şeyler yanlış giderse ne yapacağınızı bilmeniz gerekir. Ve yavruları büyütmek konusunda her şeyi bilmelisiniz. Damızlık olarak kullanmak için erkek köpek besleyebilirsiniz. Bu göründüğü kadar kolay değildir. Erkek köpeğinizin damızlık olarak yüksek ücret alması için onu küçük yaşta alıp rekabete hazırlamanız gerekir. Üremelerde yüksek ücret alabilmeniz için, damızlık köpeğiniz isim yapmış olmalıdır.
10. EBAY ASİSTANLIĞIEvde kenarda köşede kalmış, eBay’de satabileceğiniz eşyalarınız mı var? Bir fiyat belirleyin ve eşyayı açık artırmaya veya eBay mağazanıza koyun. Sonra minimum teklif miktarına ve açık artırmanın kaç gün sürmesini istediğinize karar verin. İşlemler için bir PayPal hesabı açmanız gerekecektir. Ebay’de iş yapmak için bilmeniz gereken her şeye eBay’in internet sitesinden ulaşabilirsiniz.
11. EDİTÖRLÜK HİZMETİGenişleme olasılığı var. İşte size evinizin sakin ortamında sunabileceğiniz editörlük hizmetlerinden bazıları.
Yazı işleri editörlüğü: Gerçek denetlemenin yapıldığı bölümdür ve dilbilgisi, üslup ve baskı hataları düzeltilir.
Düzeltme: Burası bitmiş bir işin uğradığı son yerdir. Düzeltici, yazı işleri editörünün yaptığı düzeltmelerin uygun şekilde yapılıp yapılmadığına ve süreçte yeni hatalar oluşup oluşmadığına bakar.
İndekslemek: İndeksleme kursuna gidebilir ve indeksleme yazılımı edinebilirsiniz.
Gelişim editörlüğü: Gelişim editörü elyazması metinler üzerinde çalışır ve organizasyon ve içerik sorunlarıyla ilgilenir.
Yayına uygun hale getirme: Uzmanların yazdıkları elyazması metinlere uygulanan bir editörlük hizmetidir. Uzmanlar bir metin yazarlar ve editör onu yayınlanabilir bir hale getirirler.
Başkasının adına yazmak: Yazar olarak araştırmayı yapıp, kitabı yazabilirsiniz ve kitap başkasının ismiyle yayınlanır.
Reklam yazarlığı: Bir ürün veya hizmetin desteklenmesi amacıyla yapılır.
Kitap yazarlığı: Muhasebecilik, iç dekorasyon veya örgü örme gibi bir uzmanlığınız mı var? Neden bununla ilgili bir kitap yazmayasınız?
Makale yazarlığı: Bir kitap yazmadan önce, yazılarınızı bir dergi veya gazetede yayımlatabilirsiniz.
İnternet sayfası içeriği oluşturma: İnternet sayfası için içerik hazırlama, yazarlıktan para kazanmak için iyi bir yoldur.
12. ELEKTRONİK EŞYA TAMİRİGenişleme olasılığı var
Bu iş bilgisayar tamirine benzer, ama bu işte bilgisayar dışında tüm elektronik eşyaları tamir edeceksiniz. Küçük elektronik eşyaları söz konusuysa, müşterilerin tamir edilecek eşyayı size getirmesini sağlamalısınız. Çünkü bozuk eşyaları alıp tekrar geri götürmek pahalıya mal olacaktır. Ayrıca insanların eski elektronik eşyalarını size getirmelerini sağlarsanız, onların parçalarını kullanabilirsiniz.
13. OLAY PLANLAMAGenişleme olasılığı var.
Yapmanız gereken ilk şey çalışmayı planladığınız bütün potansiyel olay yerlerini ziyaret etmektir. Pazarlama müdürüyle gezerek her yerde nelerin müsait olduğunu öğrenebilirsiniz. Özelliklerini çeşitlendirerek türlere ayırmanızı sağlayacak bir veri tabanı oluşturun—insanların sayısını, gerekli araç gereç olup olmadığını, sandalye kiralama ihtiyacı olup olmayacağı gibi şeyleri belirleyin. Ve bir olay planlamaya başladığınız zaman, olay için anahtar parametrelerin neler olduğunu belirleyebilirsiniz ve temel kriterlere uyan 3 veya 4 yerde kolaylıkla işinizi yapabilirsiniz, nişan partileri vb…
14. BİLİRKŞİLİK HİZMETİDeneyim, eğitim veya sertifika gerekebilir.
Bu işten para kazanmanızın bir yolu bir bilirkişi olmanızdır. Eğer davalarda işe yarayabilecek konularda uzmansanız, bilirkişi olarak avukatlarla çalışabilirsiniz. Bilirkişilik alanında çalışmanın bir diğer yolu ise avukatlar ile bilirkişileri bir araya getirmektir—iddia makamı veya savunma makamı için olabilir. Büyük davalarda bilirkişilik yapmak için  herhangibir yere uçakla gitmeniz gerekebilir. Ülkenin her yerinde bilirkişi bulundurmanıza gerek yoktur.
15. MALİ PLANLAMADeneyim, eğitim veya sertifika gerekebilir.
Başlangıçta sertifikalı mali planlamacı olabilmek için sertifika programına katılmalısınız. Bu sertifika sizin uzmanlığınız ve güvenilirliğiniz olduğunu gösterecek ve bu fark insanların sizi mali planlamacı olarak seçmesini sağlayacaktır.
16. BİT PAZARIGenişleme olasılığı var.
İnsanlar haftasonlarını, diğer insanların istemedikleri eşyalarının arasında hazineler arayarak geçirmeye bayılırlar. Siz  bu düzeni değiştirip arada sırada yeni şeyler de satmayı ihmal etmeyin. İnsanların tekrar gelmesini ve yeni olan ne var diye bakmalarını istersiniz. Bir şeylerin yeni gözükmesi için çok fazla yeni şeye ihtiyacınız yok. Çok uzun zamandır elinizde olan bir mal bile olsa, onu masanın üstünden alıp, bir kitap rafının en üstüne yerleştirmek fark edilmesini sağlayacaktır.
17. GOLF KOÇUDeneyim, eğitim veya sertifika gerekebilir.
Yerel halk kurslarına koçluk hizmetinizi tanıtın. Personeliyle ilişkilerinizi geliştirin ve sizi koç olarak tavsiye etmelerini sağlayın. Müşteri bulabileceğiniz bir başka yer iş dünyasıdır. Golf işadamlarının ofis dışında ilişki kurdukları bir oyundur. Bir golf koçu olarak ün yapmak istiyorsanız, ortalama bir golfçüden daha iyi olmalısınız. Bunun dışında iyi bir öğretmen olmalı, motive edebilmeli ve değişik tipte insanlarla çalışabilmelisiniz.
18. EVDE ENERJİ KONTROLÜDeneyim, eğitim veya sertifika gerekebilir.
Tüm ev sahipleri, her zaman faturalarında tasarruf etmeye çalışır. Siz onlara evlerini dnetleme hizmeti vererek ısıtma, soğutma ve elektrik faturalarında gerçekten tasarruf etmelerini sağlayabilirsiniz. Tesisatı kurma ve uygulama servislerini de siz yaparak işi bir adım daha öteye götürebilirsiniz.  Cihazların yaşlarını da göz önünde bulundurarak verimliliklerini hesaplayın. Ve su ısıtıcısını unutmayın!
19. EV MUAYENESİDeneyim, eğitim veya sertifika gerekebilir.
Başarılı olmak için, sizin servislerinizi müşterilere tavsiye edecek emlakçılarla ilişki kurmanız gerekebilir. Ev muayenesi işi sürekli olarak eğitiminizi ve bilginizi yenilemeniz gereken bir alandır. Piyasaya sürekli yeni ürünler çıkıyor – sadece tahtadan yapılan asma katlar hakkında bilginiz varsa, gerçek tahta gibi görünen kompozitler gibi piyasadaki yeni malzemeleri nasıl denetleyeceğinizi ve değer biçeceğinizi bilemezsiniz. Bu arada karbon monoksit salınımı gibi tüm kimyasal önlemler ile ilgili güncel güvenlik yöntemleriyle ilgili bilgilenin.
20. EVE AİT İŞLERİN ORGANİZASYONUGenişleme olasılığı var.
Evdeki organizasyon işini siz yapabilir veya ev sahibine organizasyonu daha iyi yapması konusunda danışmanlık yapabilirsiniz. Evdeki değişik odalar için değişik organizasyon seçenekleri hazırlayın ve ev sahibine hangi tarzdan hoşlandığını sorun. Ailenin evi nasıl kullandığını anlayabilmek için anketler hazırlayın. Çocuklar okuldan sonra yoğun şekilde aktivitelere mi katılıyorlar? Yoksa okuldan sonra eve gelip oyuncaklarıyla mı oynuyorlar? Aynı odada mı kalıyorlar? Tüm bunlar bir organizasyon planı hazırlamanıza ve ailenin kahramanı olmanıza yardımcı olacaktır.
21. İTHALAT/İHRACAT UZMANLIĞIDeneyim, eğitim veya sertifika gerekebilir.
Eğer halihazırda ithalat ve/veya ihracatla ilgili deneyiminiz yoksa, uzun bir öğrenme süreci sizi bekliyor. Temel şeyleri öğrenerek ve diğer insanlara ithalat/ihracatla ilgili işlere başlamak için bilmeleri gerekenleri öğreterek başlayabilirsiniz. Bu kadarı bile büyük ihtimalle size ilk birkaç müşterinizi kazandıracaktır. Eğer eğitim seminerlerine devam ederseniz ve ulaştığınız alanı genişletirseniz, muhtemelen çabuk bir şekilde yeterli ve sürekli müşterileriniz oluşacaktır, ama yeni şeyler öğrenmeyi sakın ihmal etmeyin.
22. İÇ DEKORASYONUDeneyim, eğitim veya sertifika gerekebilir.
Müteahhitlere işlerinizi pazarlayın. Yeni ev alan kişiler ev dekorasyonu ile ilgili seçeneklere ve ihtimallere boğulurlar. Evdeki tüm önemli unsurlar ve tüm büyük odalar için anketler hazırlayın. Ev sahibinin evi nasıl kullanacağını belirleyin – çocuklar var mı? Evcil hayvanlar? Evin hanımı yüksek topuklu ayakkabı giyiyor mu? Eve ayakkabılar çıkarılmadan mı giriliyor? Odalar nasıl kullanılacak? Aydınlatma ışıklarıyla, dekorasyon ışıkları nasıl yerleştirilmelidir?
23. TAKI TASARIMIDeneyim, eğitim veya sertifika gerekebilir.
Takı işine girmenin birçok değişik yolu vardır ve çalışırken kullanabileceğiniz farklı türlerde malzemeler bulunur. Madenlerle çalışmak, muhtemelen en çok özel araçla çalışmayı gerektiren durumdur. İşleyebilmek için madeni ısıtmanız ve kesip oyabilmek için uygun araç gerece sahip olmanız gerekir. Fakat takı yaparken cam, plastik, boncuk, tüy hatta tahta gibi başka birçok malzemeler kullanabilirsiniz.
24. REKLAM İLANLARI HAZIRLAMADeneyim, eğitim veya sertifika gerekebilir.
Eğer insanları heyecanlandıran ve müşterinizin sattığı şeyleri almalarını sağlayan reklamlar hazırlayabiliyorsanız, bu işten iyi para kazanabilirsiniz. Eğer reklam ilanları hazırlama işinde çok deneyimli değilseniz, bir kursa gitmelisiniz. Üniversitelerde; broşürler, kataloglar, reklamcılık ve elbette internette reklam yapma konusunda size bilgi verebilecek kurslar bulunmaktadır.
25. NOTERLİK/SULH HAKİMİDeneyim, eğitim veya sertifika gerekebilir.
Amerika’nın birçok eyaletinde, belli belgelerin yasallığına mühür veya imza ile şahitlik eden memurlar bulunur ve onlara noter denir. Birçok eyalette bir sınavı geçmiş olmak ve geçmişinin temiz olması gerekir. Noter olmak çok az bir paraya mal olur ve noterlikten kazandığınız para da çok değildir. Sulh hakimleri daha çok evlilik töreni gerçekleştirirler. Eyaletlerin sulh hakimi olmak ve hizmetlerini gerçekleştirmek için, değişik kuralları ve prosedürleri vardır. Sulh hakimi ve/veya noter olmak çok fazla paraya mal olmaz. Ve çok para kazandıracak bir girişim de değildir! Bir çok eyalette sulh hakiminin hizmeti karşılığı alacağı ücret belirlenmiştir. Sulh hakimleri, yolculuk, provalar, hazırlıklar ve diğer özel istekler için ekstra ücret alırlar.
26. ÖZEL KAPICILIKBu iş çok yetenekli ve işleri halledebilen kişiler için uygundur. Sizi işe alan insanlar, istedikleri şeyi hemen getirmenizi ve yüzünüzde bir gülümseme olmasını bekleyecekler. Olası müşterileriniz sabah yedide ofiste olan ve çoğu akşam dokuza kadar ofiste kalan, bü tür işleri yapmak için çok az zamanları kalan üst düzey yöneticiler olacaktır.
27. KİŞİSEL ANTRENÖRHizmetlerinizi restaurantlar, marketler gibi herkesin gittiği yerlerde pazarlayın. İnsanlar konu fit olmak olduğu zaman mahremiyetlerine önem verirler, o yüzden bir internet sitesi oluşturmak iyi bir fikirdir. İnsanlar internet sitenize girip, kişisel antrenörlüğünüzün onların istediği gibi olup olmadığına karar verebilirler. Kişisel antrenörle çalışmanın güvenli olduğunu vurgulamanız önemlidir. Müşterilerinizin, sakatlanmalardan kaçınarak daha fit olmalarını sağlayabilirsiniz.
28. MÜLK YÖNETİMİEğer kiralık evler söz konusuysa, işiniz bu yerlerin iyi durumda olduklarından emin olmaktır. Sezonsal yerler için, sizin işiniz, ev boşken, sezonsal ziyaretlere hazır ve iyi durumda olmasını sağlamaktır. Eğer ev sahipleri kışın altı haftalığına evden giderse, mülk yöneticisi gerekli kontrolleri yapar. Güvenlik sisteminde bir sorun olursa, güvenlik sistemi operatörünün iletişim kuracağı kişi siz olacaksınız.
29. KÜÇÜK ALETLERİN TAMİRİDeneyim, eğitim veya sertifika gerekebilir.
Birçok yüksekokulda, belli seviyede alet tamiri kursları açılıyor. Öğrenmenin başka yolu da bir tamircide veya tesiste yarı zamanlı bir işe girmektir, ama yine de planlarınız konusunda açık fikirli olmalısınız. Kendinizi, çim biçicilerle, jeneratörlerle, bahçe aletleriyle, odun kesicilerle, kar temizleme aletleriyle çalışmaya hazırlamalısınız. Traktörler, kar arabaları gibi daha büyük işler almak isteyip istemediğinize karar vermelisiniz.
30. GÜNEŞ ENERJİSİ UZMANIDeneyim, eğitim veya sertifika gerekebilir.
Genişleme olasılığı var.
Bir güneş enerjisi uzmanı olarak, müşterilerinize evleriyle ve çevreleriyle ilgili güneş enerjisi kontrollerini yapıp bununla ilgili raporlar hazırlayabilirsiniz. Bu basit ışıklandırmadan, kapsamlı güneş enerjisi tesisatına kadar gidebilir. Güneş enerjisi alanında bilgi sahibi olmak için bu tip ürünler üreten bir şirkette çalışabilirsiniz. Ancak danışmanlık için bir şirketle ve ürünle bağlı olmamak ve güneş enerjisi alanındaki tüm ürünlerden tavsiyede bulunmak en iyisidir.
31. VERGİ HESAPLAMASIDeneyim, eğitim veya sertifika gerekebilir.
Birçok vergi hesaplama kuruluşları sizi onlarla çalışmaya hazırlamak için kurslar, seminerler ve eğitimler verir. Onlar için çalıştığınızda, yalnız çalışmadan önce vergi hesaplaması ile ilgili çok şey öğreneceksiniz. Vergi hesaplaması ve zorlukları ile ilgili çok fazla eğitim imkanları vardır. Birçok birey veya firma vergilerini hesaplatmak ve onların adına takip etmesi için birini işe alıp, yılda birkaç yüz dolar harcamaya hazırlar.
32. POST DOLDURMADeneyim, eğitim veya sertifika gerekebilir.
Bugün post doldurma işi, sadece gerçek örnekleri korumakla sınırlı değildir. Hayvan doldurma aynı zamanda, yapay malzemeler kullanarak onu canlandırmak anlamına gelir. Başlangıç seviyesinden, uzmanlık seviyesine kadar değişik derecelerde açılan post doldurma kursları, hemen hemen ülkenin her yerinde bulunmaktadır. Her işte olduğu gibi post doldurma işinde de son teknikleri ve malzemeleri öğrenebileceğiniz toplantılar gerçekleştirilmektedir.
33. KOLTUK KAPLAMAEğer dikiş konusunda ustalık sahibiyseniz, koltuk tamiri sizin için mükemmel bir iş olabilir. Kaplamacılığı öğrenmenin en iyi yollarından biri, atılmış bir koltuğu alarak, parçalara ayırmaktır. Bu işi yapmayı öğrenmenize yardım edecek kitaplar ve videolar da mevcuttur. Bazen kaplama yapılacak mobilyanın, başka tamire ihtiyacı olabilir. Müşterilerinize tavsiye edebileceğiniz mobilya tamircilerinin bir listesini yapın. Ya da sizinle çalışması için bir tamirci işe alın ve bunu alacağınız ücrete ekleyin. Küçük çapta tamirleri siz de yapmayı öğrenebilirsiniz.
34. SAHAFLIKHemen hemen herkesin, evlerinde bir yerlerde saklanmış birkaç kutu kitap bulunur. Neden bunu bir işe çevirmeyesiniz? Sürekli müşterileriniz olması için, düzenli mesai saatleriniz olmalıdır. Dükkanınızı belli bir veya iki kategoride kitap satan bir yer olarak tanıtın, bazı ilk baskıları indirimli satın, tüm karton kapaklı kitaplar bir dolar ve tüm ciltli kitaplar iki dolar olsun ve değiş tokuş yapın. Dükkanınızda haritalar, resimler, posta kartları, tebrik kartları, ve dergiler satabilirsiniz.


35. DÜĞÜN PLANLAMACISIElbise stilleri, renk trendleri gibi düğünlerle ilgili tüm trendlerden ve modadan haberdar olmalısınız. Çiçeklerin seçiminden, düğün kıyafetleri ve nedimelerin giysilerinden, yer seçimi ve yiyecek içecek seçimine kadar, müşterilerinize toptan bir hizmet sunmalısınız. İşinizi kurmadan önce, tüm düğün alışverişi yapılan mağazaları gezin, yakında gelin olacakmış gibi davranın ve bu mağazalarda ne tür hizmetler verildiğini, müşteriye nasıl davranıldığını görün. İnsanlarda düğün planlama konusunda gidilecek doğru kişi olduğunuz izlenimini bırakmak için, işle ilgili her detayı bilmelisiniz.
1500$ ile 3000$ arası başlayanlar.
36. CİHAZ TAMİRİDeneyim, eğitim veya sertifika gerekebilir.
Her evde küçüklü büyüklü cihazlar bulunur. Kendi başınıza çalışabilirsiniz ya da mağazalarla anlaşıp onların garanti hizmetlerini yerine getirebilirsiniz, daha da iyisi ikisini aynı anda yapabilirsiniz. İşleriniz güzel olduğunda tavsiyeler olacak ve bu size bir müşteri ağı kazandıracaktır. İşinizi yavaş yavaş büyütün. Müteahhitlerle ilişiler kurun, böylece yeni yapılan evlere cihaz kurulumu işlerini alabilirsiniz.
37. BİLGİSAYAR ÖĞRETMENLİĞİDeneyim, eğitim veya sertifika gerekebilir.Genişleme olasılığı var.
Eğer hem Macintosh hem PC kullanımında uzmansanız, iki tür bilgisayar için de öğretmenlik yapmalısınız. İnsanlara sevdikleriyle irtibatta olmaları için, interneti ve email’i öğreterek geçiminizi sağlamanız mümkün. Bu işte dikkat edilmesi gereken bir şey var o da şudur; insanlar bilgisayarın çalışmasıyla ilgili her türlü detayı öğrenmek istemezler. Eğer onlara bitlerı, baytları, megapikselleri anlatarak bilgi yağmuruna tutarsanız, sonsuza kadar kağıtlarını ve kalemlerini kullanırlar.
38. YAYIMCILIKDeneyim, eğitim veya sertifika gerekebilir.
Yayımcılık programı kullanarak, gazete, dergi, kitap ve hatta reklam broşürü hazırlayabilirsiniz. Yayınlarınızın içeriğini siz oluşturabilirsiniz veya bunun için bir yazarı işe alabilirsiniz. Alternatif olarak, gazete, kitap ve diğer şeyleri kendi içerikleriyle tasarlamak ve oluşturmak için, yayımcılık hizmetlerinizin reklamını yapablirsiniz.
39. ÇİT KURMAÇitler her yerdedir. Sonsuza kadar dayanmazlar, bu yüzden belli sıklıklarla tamir edilmeleri ve değiştirilmeleri gerekir. Genelde çitler tahtadan yapılır. Ama, daha uzun ömürlü olması ve daha az  bakım yapılması vinil çok popüler bir çit malzemesi oldu. İşlenmiş demir, özellikle kentsel bölgelerde sık kullanılan bir malzemedir. Hurdacılarda demir alışverişi yaparken eğlenebilirsiniz.
40. SERBEST ÇALIŞAN GRAFİK TASARIMCILIĞIDeneyim, eğitim veya sertifika gerekebilir.
İnternetteki çoğalmaya rağmen, basın hayatımızda olmaya devam edecek. El ilanları, gazeteler, dergiler, bilgi broşürleri, reklamlar basın dünyasının serbest yazarları işe alabilecekleri türlerden sadece birkaçı. İnternet siteleri ve online reklamcılık yapanlar da grafik tasarımına ihtiyaç duyarlar. Uzmanlık alanınız sadece tasarımcılık olsa da, editörlük, basma ve işin son halini postaya verme hizmetlerini de sunun. Bu sayılan işlerden yapamadıklarınız varsa serbest çalışan kişilere yaptırabilirsiniz.
41. HEDİYE SEPETİ HİZMETİGenişleme olasılığı var.
Hediye sepeti işine girmenin en iyi yolu, en uygun yeri bulmaktır. Köpek mi seversiniz at mı seversiniz ya da insanların ilgisini çekecek şeyleri bir araya getirecek uzman mısınız? Bir hediye sepeti oluşturabilecek bir ürün mü yarattınız? Son on yılda kendi sabununuzu kendiniz mi yaptınız? Kendi sabunlarınızdan bir veya iki tane, el kremi, fırça ve manikür setinden oluşan bir hediye sepeti çok hoş olacaktır.
42. DUVAR YAZISI SİLMEHer tür yüzeyden (çimento, ahşap, asfalt) her tür şeyle yazılan yazıları (boya, tebeşir, keçeli kalem) çıkarabilecek ürünleri alın. Duvar yazısı hizmeti vermenin en iyi yolu abonelik anlaşması yapmaktır. Ayda bir kere veya müşteriniz hangi sıklıkta isterse, evlerinin etrafında gezin ve duvar yazılarını temizleyin. Onların işini kolaylaştırın, aylık veya üç aylık ücretler alın.
43. KUAFÖRLÜKDeneyim, eğitim veya sertifika gerekebilir.
Kuaförlük oldukça kazançlı olabilecek, popüler bir iştir. Evde yapılan kuaförlük işi genelde halihazırda kozmetikle ilgili kariyeri olan, ve değişiklik isteyen kişiler içindir. Eğer zaten kozmetik alanında eğitiminiz ve sertifikanız varsa, ve deneyimliyseniz, kuaförlük salonunda çalışmaya başladığınızda zorluk çekmeyeceksiniz.
44. BİTKİSEL ÜRÜN PAZARLAMAÖncelikle bitkisel ürünlerinizi canlı olarak mı, toplanmış ve demet yapılmış şekilde mi, yoksa kurutulmuş mu satacağınıza karar vermelisiniz. Eğer bahçıvanlara değil de aşçılara satış yapmayı düşünüyorsanız, bitkilerinizi taze toplanmış ve paketlenmiş şekilde, veya kurutulmuş ve poşetlenmiş şekilde satabilirsiniz. “Seçmece” şekilde satmayı da düşünebilirsiniz ama unutmayın ki bitkiler pek çok P.Y.O. ürününden daha narindir. Eğer bitki toplama işini siz yaparsanız, bahçenizi çekişmelerden ve hırpalamalardan kurtarmış olursunuz.
45. BAHÇE MİMARLIĞIDeneyim, eğitim veya sertifika gerekebilir.
Eğer bu tip işlerde becerikliyseniz, diplomanız olması şart değildir. Bir çok kişi baharda bahçelerine çeki düzen verdirmek ister, yazın çimlerini biçtirmek, sonbaharda yapraklarını süpürtmek, kışın karda çalılarının ve araba yolunun düzeltilmesini isterler. Aynı zamanda bir yıllık veya uzun ömürlü bitki dikimi gibi bahçe hizmetleri verebilirsiniz., sebze bahçesi hazırlayabilirsiniz, ekim ve sonbahar temizliği, haşere kontrolü ve sulama yapabilirsiniz. Ağaç bakımı hizmeti verebilirsiniz. Bahçede bitkilerle ilgisi olmayan işleri de yapabilirsiniz: taş duvar yenileme, çit çekme, sulama sistemi kurulumu vb.
46. MASAJ TERAPİSTİDeneyim, eğitim veya sertifika gerekebilir.
Hizmetlerinin etkili biçimde pazarlayabilmeniz için masaj terapistliği alanında sertifikanız olması gerekir. Sertifika veren kurslar sadece insan anatomisi ve psikolojisi ve masajın bunlar üzerinde etkileri konusunda bilgi vermekle kalmaz, aynı zamanda bu konuda nasıl iş kurulabileceğini de gösterir. Bir sertifika programına katılabilir veya buna benzer bir belge alarak 5000$’lık sınır içinde kalarak işinizi kurabilirsiniz.
47. TAŞINMA HİZMETİTaşınan birçok insan ağır eşyaların taşınması için birini tutuyor. Büyük çaptaki uzun mesafeler arası taşınma işlerini, büyük taşıma şirketlerine bırakabilirsiniz. Sizin işiniz yerel, şehir içi veya yakın şehirlere taşınma işleri olabilir. Bu tür işler insanların kendi başlarına halledebileceklerini düşündükleri işlerdir, o yüzden siz onları böyle olmadığına ikna etmelisiniz. Kendilerinin 500 tane başka işleri olduğu için, şehrin her yerinde bulunan tabelalarınız sayesinde taşıma işini size vereceklerdir.
48. MÜZİK DERSİ VERMEDeneyim, eğitim veya sertifika gerekebilir.
Çalabildiğiniz enstrümanları öğretebilirsiniz, eğer çok yetenekli bir müzisyenseniz farklı enstrümanları çalmayı da öğretebilirsiniz, örneğin aynı sınıfta telli ve üflemeli çalgılar olabilir. Yer durumuna ve enstrümanların müsait olma durumuna göre birebir ders verebilir veya sınıf açabilirsiniz. Devlet okulları giderek daha az resim ve müzik dersleri vermeye başladılar, bu yüzden okullara bu derslerle ilgili takviyede bulunabilirsiniz.
49. FOTOĞRAFÇILIKDeneyim, eğitim veya sertifika gerekebilir.
Fotoğrafçılık birçok değişik şekillerde yapılabilen bir iştir. Bir alanda uzmanlaşabilirsiniz, bu konuda en çok düğünler tercih edilir. Fotoğrafçılık için uygun yerler keşfedebilirsiniz: insanları evcil hayvanlarıyla, aileleriyle ve evlerinde çekebilirsiniz, tatil günleri, doğumgünü partileri ve yılbaşı kartları için çekim yapabilirsiniz, seçenekleriniz sonsuzudur.
50. HALI TEMİZLEMESentetik halıdan yün halıya kadar, her tür malzemeden yapılmış halıyı temizlemeyi öğrenmelisiniz. Eğer değerli antik halıları ve aile yadigarlarını temizlemeyi düşünüyorsanız, bu konuda eğitim alıp bunları temizlemenin özel yollarını öğrenmeniz gerekir. Zor kirleri ve kokuları halılardan nasıl çıkaracağınızı öğrenin (kedi ve köpek kokusu gibi), böylece hizmetlerinize talep büyük olacaktır.
51. İNTERNET SİTESİ KURMADeneyim, eğitim veya sertifika gerekebilir.
İnternet sitesi kurma konusunda detaylı bilgileri, alışveriş kart sistemini nasıl kuracağınızı, güvenlikle ilgili konuları öğrenebileceğiniz birçok kurs bulunmaktadır (bunların birçoğu da online kurslardır).  Tabi ki tasarım yapacağınız şirket hakkında da bilgi sahibi olmanız gerekir. İnternet sitesini hazırlarken şirketin hangi yönünü vurgulayacaksınız? Vahşi rekabeti seven modern bir şirket mi, bunu anlatmak için parlak renkler ve eğlenceli grafikler kullanabilirsiniz. Ya da belki mavi, siyah ya da kestane gibi renkler daha uygun olacaktır.
52. ODA KİRALAMA VE KAHVALTIEvin diğer kısımlarından bağımsız, ayrı banyosu olan bir odanız mı var? Turistik bir yer, spor stadyumuna veya yılda bir yapılan bir olaya yakın bir yerde mi oturuyorsunuz? Veya eviniz bahar rüzgarları, yazın cırcırböcekleri, sonbaharda tazelik veren ve bir şehirlinin haftasonu kaçamağı yapacağı bir yerde mi? Cuma ve cumartesi günleri odayı 150$’a kiraladığınız düşünürsek, 48 haftada yıllık kazancınız 14.400 $ olacaktır! Sahip olduklarınız değerlendirerek benzersiz bir deneyim yaşayabilirsiniz.
53. YILBAŞI AĞAÇLARI SATIŞIYılbaşı ağaçları yetiştirme işine girecekseniz, ileriyi planlamalısınız. Bir yılbaşı ağacının küçük bir fidandan, 1.5-1.8 metre boyuna gelebilmesi için yedi yıl gerekir. Kendi ağaçlarınızı kendinizin satması en iyisidir. Müşteriler size gelir, istedikleri ağacı seçerler ve siz onu topraktan çıkarıp satarsınız. Diğer bir seçenek ise ağaçları toptancıdan almak, onları kendi bahçenizde veya şükran gününden noele kadar kiralayacağınız bir arsada satmaktır.
54. KREŞBelki çocukları çok seviyorsunuz. Belki kendiniz de çocuk sahibisiniz ve günün bir bölümünde birkaç çocuğa daha bakmak size cazip geliyor. Amerika’da kreş hizmetleri süreklilik arz eder. Birçok kişi çocuklarına kurumsal bir yerde bakılmasındansa, ev ortamında bakılmasını tercih ediyorlar. Evde yapılacak bir kreş işi hızlı bir şekilde ilerleyip başarılı olacaktır.
55. EVCİL HAYVAN BAKICILIĞIDeneyim, eğitim veya sertifika gerekebilir.
Bu işe başlarken hemen hemen hiç sermayeye ihtiyacınız yoktur. Bazı genel referanslara sahip olmanız gerekir, ki bunlar az paraya mal olur ya da hiç para gerekmez. Muhtemelen şimdi veya geçmişte evcil hayvan sahibi olmanız, bu konuda deneyime sahip olmanız gerekir. Hayvan yemi satan mağazalarda, hayvan hastanesinde veya hayvanlarla ilgili başka bir işte çalışmış olabilirsiniz. Müşterilerinizin güvenini kazanmalısınız. Evlerinin anahtarını verdiklerinde, değerli eşyalarıyla oynamayacağınızı bilmeliler. (yoksa paralarını geri isterler.)

Bu yazı  55 Surefire Home Based Businesses You Can Start for Under $5,000  Entrepreneur Press & Cheryl Kimball  adlı kitaptan alıntıdır. Entrepreneur Press yayından edinilebilir.

26 Ağustos 2010 Perşembe

“Evden nasıl iş yapılır, nasıl para kazanılır?”

Internet, işimize dair bilgi ve belge yönetimini, her yerden yapılabilir hale getirmiştir, ek olarak çok daha fazla bilgiyi de kaynak olarak önümüze sunmuştur. 2025 yılında, beyin gücüyle yapılan işlere sahip olanların %40’ının evlerinden işlerini yürütecekleri öngörülüyor. %40 çok ciddi bir rakam, zihinsel işlerde çalışan kesimin neredeyse yarıya yakını… Buradan anlaşılan en önemli şey şu; evden de gayet güzel iş yapılabilir ve para kazanılabilir.
 “Evden nasıl iş yapılır, nasıl para kazanılır?” Google’da en çok aranan cümlelerden biridir bu ve sonrasında önünüze binlerce seçenek sunulur, çoğu da şirket reklamlarıdır. Ama aramalar devam eder, çünkü mevcut bilgiler çok da yeterli gelmez ya da kendini tam anlatamaz. Her şey bu kadar kolay olsa sokaklarda işsiz kalmaz, herkes evinden tıkır tıkır parasını kazanır.
 Demek ki burada gözden kaçırılan bazı şeyler var, neler olabilir? Beyin gücüyle yapılan ve zihinsel işler dediğimiz alan, o kadar da basit değildir. Donanımsız ve organize olmamış bir beyinden sistemli iş çıkmaz. Ruh haliniz  yaptığınız işe uygun olmalı, iş ortamınız da ruh halinizi iş için uygun düzeye getirmelidir, aksi takdirde “çuvallarsınız”. Gerçekçi olmak, “bir zarara yatırım yapmaktan” daha iyidir.
Evden çalışmak istediğinizde düşünmeniz ve çözmeniz gereken çok şey vardır. Çünkü yapmayı planladığınız işin tüm aşamalarını siz gerçekleştirmek zorundasınızdır.  Şirketinizin sekreteri, satın almacısı, fotokopicisi, çaycısı, satış ve müşteri temsilcisi, pazarlamacısı, iş geliştirmecisi, halkla ilişkiler ve reklamcısı, web tasarımcısı,  getir-götürcüsü, fatura ödeyicisi, temizlikçisi, kapıcısı siz olursunuz. Hele ki ailenizle birlikte yaşıyorsanız, bu görevlere başkaları da ani şekillerde dahil olabilir ve eliniz ayağınız birbirine karışabilir. İş yapamaz hale gelebilirsiniz. Bir de yapmanız, hem de iyi yapmanız gereken ana işiniz vardı değil mi?
Evden yapılan işleri, ev ahalisinin daha önce böyle bir deneyimi ya da gözlemi yoksa,  normal bir iş olarak algılamasını sağlamak ve evde kuracağınız düzene yardımcı olmalarını sağlamak  pek de kolay değildir. Burada iki önemli faktör önemlidir: Birincisi zor olandır; önce bir süre bir derviş gibi sabırlı davranarak bu şekilde para kazanılabileceğini bizzat kanıtlamanız gerekir. İkincisi ise; o kazandığınızın belirlediğiniz bir kısmını ev gelirine aktarmak ve kazanmaya devam ettikçe daha fazlasını eve aktaracağınızı belirtmektir. Ve madem gerçeklerden devam ediyoruz, ev ahalisine bundan çıkarlarını anlatmanız onların hoşuna gidebilir ve algılarını değiştirmeye başlayabilir.  Yapmaları gereken, sadece ev içinde işinize gösterecekleri saygı ve destek olup da karşılığında bir kazançları olacağını düşündüklerinde, evden çalışma ile ilgili düşünceleri ve davranışlarının daha olumlu olması oranı yükselecektir. Bunu iş dünyasında Kazan-Kazan felsefesinin (piyasada “sen beni gör ben de seni göreyim” deyimi gibi ), evdeki iş ortamına uygulanması olarak da düşünebilirsiniz. İyi bir satış temsilcisi olmaktan bahsetmiştim, ev ahalisini ikna ederken aynı zamanda bir nevi kendi işinizi ilk kez evden satmış oluyorsunuz, belki de en zorunu başarmış…


Daha sonrası sıkı bir “zaman yönetimi” gerektirir, bu kadar işi siz yapacağınız için başarılı bir zaman cambazı olmalısınız aynı zamanda, piyasada tutunanların çoğu zamanı iyi kullananlardır. Bunda zorlanıyorsanız “Zaman Yönetimi” ile ilgili kitapçılarda bir sürü kitap bulabilirsiniz, bunlardan birini alıp zamanınıza hakim olmaya başlayabilirsiniz.
Beyin gücüyle iş yapmayı planlayan birine “kişisel gelişim”in ne kadar önemli olduğundan bahsetmeme gerek olmamasını tercih ederim, ama yine de tedbiri elden bırakmayayım. Olabildiğince çok kaynaktan faydalanmak, yani “okumak, bol bol okumak ve yine okumak”. Burada da yine iki faktör çok önemli: İlki; işinde iyiler arasına girme niyetiniz varsa, yabancı dildeki kaynaklara ulaşabilmeniz ve faydalanabilmeniz için İngilizce’yi ne yapıp edip öğrenmek zorundasınız. Bundan kaçışınız yok, korkmayın ve saklanmaya çalışmayın, bahaneler sıralamayın, onun yerine ileriye doğru bir adım atın. İnternet’te bununla ilgili ücretsiz hizmet veren çok kaynak var, size lazım olan ise disiplin ve pes etmemek, azimle devam etmektir. Hedeflerinizi düşünmeniz, odaklanmanızı kolaylaştırır. İkincisi; Her zaman belirttiğim gibi, zaman sadece bilgi değil, hız dünyası, aynı bilgiye çok kişi sahip olabilir ama en hızlı olan öne geçer. Hızlı okumayı öğrenin. Ben bu konuda, Muhsin Kadıoğlu’nun Çok Hızlı Okuma Teknikleri kitabından epey faydalandım, tavsiye edebilirim.
Ve tüm bunları yaparken, işinizi tanıtmak açısından bir de sosyal olmanız gerekir. İnternet üzerinden çalışanlar için Sosyal Medya araçları bulunmaz bir nimet, ama aynı zamanda müthiş bir zaman hırsızı. Sosyal Medya araçlarındaki hesaplarınızı doğru konumlandırmanız size hem iş, hem sosyalleşme hem de zaman kazanma alanında çok şey katar. Sosyal Medya ile ilgili araştırmaları takip etmenizin bu konuda size epey fayda sağlayacağını söyleyebilirim.
Onca işle uğraşmak zorunda kaldığınızı düşünerek, baş etmekte zorlanıyorsanız, işinizi kolaylaştırma yolunda size şöyle bir yöntem önerebilirim: Evden çalışanlar arasında iş bölümü. Evden çalışanlar olarak birbirinizle iletişime geçin. Evden iş yapan herkes tam zamanlı çalışmıyor olabilir, yarı zamanlı (part-time) olarak çalışanlar varsa onlara aranızda anlaşacağınız uygun meblağlara iş aktarabilirsininiz. Böylece size asıl para getirecek olan ana işinize daha fazla odaklanabilir ve zamanınızı daha verimli yönetebilirsiniz.

24 Ağustos 2010 Salı

Türkiye'nin Mantar Zenginliği

Türkiye'nin en büyük problemlerinden birisi olan işsizliğin yanı sıra çalışanların da bir çoğu düşük gelirden şikayetçi. Böyle bir durumda ek gelire sahip olabilmek çok büyük bir avantaj. Örneğin ek iş anlamında pek de fazla alternatifi olmayan kırsal kesimlerde yaşayanlar ve zamanı bol olanlar için günde 150-200 lira gelir elde edebilmeleri mümkün. Bu geliri sağlayabilecekleri iş ise mantar. Tabii ki çok dikkatli olmak gerekiyor.


Herkes küçük bir bilgi ile doğru mantarı doğru yerde bulabilir ve bunu paraya dönüştürebilir. Üstelik Türkiye'nin mantar anlamında dünyanın en değerli mantarlarına sahip olduğunu da hatırlatmakta fayda var. Örneğin İstanbul'un göbeğindeki Belgrad ormanlarında çok çeşitli mantarların yanı sıra dünyanın en değerli mantarları bulunuyor. Türkiye'nin mantar konusunda sayılı uzmanlardan birisi olan aynı zamanda İsviçre'den diplomalı mantar bilimcisi (Mikolog) Jilber Barutçiyan Türkiye'de mantar ile ilgili eğitim verenlerin başında geliyor. Barutçiyan ile mantar eğitimleri ve mantar da dikkat edilmesi gerekenler üzerine konuştuk.
 
-Mantar ile ilgili eğitimlerinizin içeriği nedir?
Eğitimlerde katılanlara öncelikle bazı teorik bilgiler veriyoruz. Bu teorik eğitimler 1-2 seans yani aşağı yukarı 2-3 saat sürüyor. Ondan sonrası en keyifli kısım olan uygulama kısmı. Eğitimi ve bilgisi olmayan hiç kimsenin mantar toplamaması, yememesi gerekiyor. Mantarların hepsinin yeri geldiğinde ölümcül olabileceğini unutmamak gerekiyor. Ben bu konuda isteyenleri bilinçlendirmeye çalışıyorum. Mantar işine girmeden önce kesinlikle bilgi sahibi olmak ve mantarları çok iyi tannımak gerekiyor.
-Uygulama kısmında neler yapıyorsunuz?
Genellikle İstanbul’daki eğitimlerimde mantar cenneti olan Belgrad ormanlarına çıkıyoruz. Orada herkes özgür oluyor. Bazıları gruplar halinde bazıları tek başına dağılıp bulduğu mantarları topluyor. Tekrar toplandıktan sonra herkesin topladığı mantarları kurduğumuz tezgah üzerinde sergiliyoruz. Bu aşamada bütün toplanan mantarları tek tek inceliyoruz. Böylece hem daha verimli hem de daha eğlenceli bir eğitim geçiriyoruz.

- Eğitimler ne kadar sürüyor? Ne kadar zaman sonra kişiler tek başına mantar toplayabilecek hale geliyor?
Kişiler benimle birlikte 2-3 eğitime katıldıktan sonra  hangi mantarların değerli olduğu, nerede ve ne zaman bulunabilecekleri konusunda bilgiye sahip olabiliyorlar. Fakat kişiler mantar topladıkça, tecrübe ettikçe, değerli mantarlara nasıl ulaşabileceğini öğreniyor. Eğitimlerden sonrası kişinin kendisini yetiştirmesi ile ilgili oluyor.

- Eğitimin maliyeti ne kadar oluyor?
Ben o konu ile ilgili bir acente ile anlaşıyorum. Katılmak isteyenler oraya başvuruyorlar. Eğitimlerim bir doğa yürüyüşü konseptinde olduğu için bir seyahat acentesi ücretleri belirliyor ve organizasyonu da yapıyorlar. Ama fiyatlar çok da büyük rakamlar değil.
- Sizden eğitim alıp da para kazanmaya başlayanlar var mı?
Şile'de kömür ocaklarında çalışan işçilere eğitim vermiştik. Eğitimlerden sonra işçiler  o yörede bolca bulunan Porçini mantarlarını toplayabilecek düzeye geldiler.
- Para kazanabiliyorlar mı?
Günde 5-6 kilo toplayan birisi ortalama 100 lira gelir elde edebiliyor. Bazı dönemler de Porçini mantarının kilosu 50-60 TL’ye kadar yükseliyor. Yani kişiler bir ayda yaklaşık 1500 TL civarında ek gelir sağlayabilirler.

- En çok toplanan değerli mantar hangisi ve ne kadar ediyor bu mantarlar?Kuzugöbeğinden bir günde en fazla 5 kilo toplanabilir. Bir kişinin 3 kilo topladığını varsaysak bile kilosu 20 liradan günde 60 lira kazanç eder.  Bu durumda bir kişinin kazancıyla bir eve ayda 1800 lira giriyor demektir.  Hatta bazı dönemlerde kuzugöbeğinin fiyatı bazı dönemlerde 60 liraya kadar çıkıyor.

- En çok kim topluyor mantarı Türkiye’de?

Mantar toplama işini daha çok dağ ve orman köylüleri yapıyor. Zaten pek fazla seçenekleri de yok. Tarım ve hayvancılık yapamıyorlar. Odunculuk yapıyorlar en fazla. Mantar onlar için önemli bir geçim kapısı durumunda.

“İNEKLER BİLE YEMİYOR BUNU”

- Köylüler topladığı mantarı ne kadar tanıyor biliyor?
Türkiye’de bazı mantarların önemi, değeri anlaşılmış değil. Hatta bazı bölgelerde en değerli mantarların üzerine basıp geçiyorlar. Mesela Porçini buna en güzel örnek. Biz Porçini mantarını İtalya’ya yolluyoruz. İtalyanlar kurutuyorlar ve Türkiye de dahil olmak üzere bir çok ülkeye İtalyan Porçini mantarı diye satıyorlar. Örneğin o Porçiniyi Karadeniz Bölgesi’nde halkımız hayatta yemezler. O yörede ‘Ayı Mantar’ı derler o bu türe. Hatta “İnekler bile yemiyor bunu sakın yemeyin” derler.

- Ülkemizde yetiştirebilen kaç tür mantar var?
Yetiştirilebilen mantar türü sayısı çok az olsa da yinede Türkiye’de mantar yetiştirenler var. Genel olarak en değerli mantarlar yetiştirilemiyor. Yetiştirilen mantarlar doğada da kendiliğinden var olan çok kolay bulabileceğimiz kültür mantarları. Mantarların üretimi ve yabancı mantarların ithalatı Tarım ve Köy İşlerinin izni ile yapılıyor Fakat bunların kontrolünü yapabilecek kişi sayısı çok az.

KİLOSU 10 BİN LİRAYA MANTARTrüf Mantarı:  Dünyan en meşhur mantarı Trüf mantarıdır. Cenevre de kilosu 10 bin liradan satılıyor. New York Paris Abu Dabi gibi tüm lüks  dünya mutfaklarına gidiyor. Toprağın 50 cm altında yetiştiği için bulunması çok zor. Sadece özel yetiştirilmiş domuz veya köpekler ile bulunabiliyor. Türkiye’de bolca bulunduğu tahmin ediliyor.

- Türkiye’de hangi yörelerimiz mantar açısından daha zengin?
Türkiye’nin her yerinde mantar mevcut Adana’dan başlayan bir kuzu göbeği dalgası var. Adana’dan sahil şeridi boyunca Fethiye Çanakkale boyunca bu yörelerde bolca mantar bulunuyor. Kastamonu taraflarında da çok verimlidir. Saros körfezi civarı. Genelde ilk baharda çıkan bir tür ve iyi para eder. Son baharda da Porçini çok yoğun olur. Fakat Porçini iyi para etmesine karşın kötü toplanması verimliliğini biraz düşürüyor
- Üretim veya toplama anlamında dünyadaki durum nasıl olarak?
Avrupa bize göre çok daha organize olmasına karşın Polonya ve Rusya’da falan bizimkinden daha da vahim bir durum var.

- Mantar hangi sektörlerde daha çok kullanılıyor?

Piyasadaki mantarların neredeyse tamamı gıda sektöründe kullanılıyor. Özellikle ilaç sektöründe kullanıldığı sanılıyor. Hiçbir mantardan ilaç yapılması söz konusu değildir. Mantarlardan yola çıkıp zamanında ilaç yapılmış fakat artık bunun için mantar toplanmıyor. Laboratuar ortamları bunu için yeterli.
- Türkiye’de mantar ticareti nasıl yapılıyor?

Türkiye’de mantar konusunda şirket mantığı yok. Anadolu’da köylülerin yayladan, ormandan topladığı mantarları genelde köyün bakkalı veya muhtar toplar. Daha sonra bu mantarlar bir tüccara satılır. Kendi aralarında doğal bir borsa mekanizması ile fiyat belirlenir.

- Türkiye’de mantar tüketimi ne düzeyde bulunuyor
Elimde net rakamlar yok ama Avrupa’ya göre neredeyse hiç mantar tüketmiyoruz diyebiliriz. En iyi mantarları biz tüketmeyip Avrupa’ya satıyoruz. Avrupalının tüketmediği mantarı biz kendimize saklıyoruz. Hijyenik olmayan koşullardaki mantarlar satılıyor Anadolu’da köy pazarlarında. Ben Anadolu’da tezgahta öldürücü mantar satıldığını gördüm. Hem mantar türü hem de zamanı geçtiği için zehirleyici olan mantarlar satılıyor.

HİÇ BİR MANTAR 12 SAATTEN ÖNCE ÖLDÜRMEZ
- Mantarlarla ilgili yanlış bilinen şeyler neler?
Bilinmesi gereken en önemli konu öldürücü mantarlar dahi 12-14 saatten önce öldürmüyor. Ayrıca bazı mantarlar öldürücü olmasa da zehirli olabiliyor.  Her sene iki kilo yenilen bir mantar 10 yıl sonra kişinin böbreklerini iflas ettirebilir. Fakat zamanı geçmiş mantarlardan oluşan zehirlenmeler etkisini 1-2 saat içerisinde gösterir.

- Peki mantarlar insanları nasıl öldürüyor?
Mantarların içersinde yüzlerce çeşit toksin var. Kimisi sinir sistemine, kimisi mideye kimisi bağırsaklara, kimisi böbreklere saldırır. Fakat öldürücü mantarlar ağırlıklı olarak karaciğer ve böbrektir.
- Her gördüğümüz şeyi yemediğimize göre…
Benim anlamadığım bir şeyde her türlü şeyi yemiyoruz. Balığın en tazesi için kavga ederiz. Gideriz Şile’den balık alırız. Karpuzun kesmecesini alırız, domates için pazarcıyla kavga eder seçmece alırız. Mantarda nedense her bulunan mantarı yemeye çalışıyoruz. 

HERKES MANTARDAN KORKMALI, EĞİTİM OLMADAN TOPLANMAMALI


Bence herkes mantardan korkmalı. Türkiye’de ve dünyada insanlar bilinçsizce mantar yemekten çatır çatır ölüyor. Ne olursa olsun bilmediğin şeyi yemeyeceksin. Her türlü bitkiyi toplayıp yiyor muyuz?
Mantarlar zehirli zehirsiz diye ikiye ayrılmaz. Öldürücü-zehirli-yenen-yenmeyen. Öldürücülerin hepsi doğal olarak zehirlidir. Bir sürü zehirli mantarda var öldürmüyor Mideniz bozuluyor, daha sık tuvalete gidiyor bunlar zehirlenme belirtileri.
 DİKKAT!! ŞEHİR PAZARINDAN ZEHİRLİ MANTAR SATIN ALDIM
Pazarlarda öyle koşullarda mantar satılıyor ki o şekilde normal bir meyve bile alınamaz. Öldüren mantarı ben şehir pazarından satın aldım. Hala bu mantarlar satılıyor. O satılan mantarı çiğ yersen kesin ölürsün. Pişirseniz dahi bu kez de çıkan buhar zehirlidir. Birde pazarlardaki muhafaza koşulları çok kötü. Mantarlar kesinlikle poşetlerde muhafaza edilmemeli. Hasır sepetlerde muhafaza edilmeleri gerek.

İstanbul Da Her Ev Bir Fabrika

İstanbul'da sanayi kenar mahallelere taştı. Her sokakta ayrı bir yapılıyor. 

 Esenler tekstil ürünlerinin iplerini temizlerken,

Zeytinburnu, mandal yayı takmakta ustalaştı.

Vefa, kıyafetlere marka basma ini kimseye kaptırmıyor.

EMETİ SARUHAN

Ara sokaklara girdiğinizde karşılaşırsınız onlarla. Kimi zaman her evin önünde bir iki kişi, kimi zaman sokak boyunca, yan yana oturmuş onlarcası. Yanlarında ilk bakışta ne olduğunu anlayamadığınız bir yığın, elleri devamlı leyen, bir taraftan sohbet eden kadınlar ve kenarda oynayan çocukları. Ne yaptıklarını kestiremediğinizden, kafanızda bir soru işaretiyle geçersiniz yanlarından. Söyleyelim, onlar “Ev Eksenli Çalışan Kadınlar”. Ülkemizin bacasız sanayisi (yoksa o terim turizm için mi kullanılıyordu), kayıt dışı ekonomisi (bu da olmadı), leyen kınalı elleri (bu oldu galiba).


Sanayimiz evlere taşınıyor
Bazı günler sokağımıza bir kamyonet geliyor. Komşularım evlerinden çıkarak, ellerinde bazen çuval, bazen kasalarla kamyonetin yanına gidiyorlar. Anlıyorum ki yaptıkları işi teslim etme, yeni iş alma vakti. Bir somun ve bir vidanın birleştirilmesinden ibaret olan işlerini teslim edip, yeni çuvallar, yeni kasalar alıyorlar. Ama bu benim sokağıma, mahalleme has bir görüntü değil. Şimdi İstanbul'un her köşesinde, her sokağında ayrı bir yapılıyor. Öyle ki, sanayimiz fabrikalardan sokak aralarına taşındı desek başımız ağrımaz. Kış mevsiminde evlerde sessiz sedasız sürüp giden bu hummalı çalışma, yazları sıcak nedeniyle kapı önlerine, bahçelere taşınıyor ve sokaklarda rengarenk görüntülere neden olan “ev eksenli” işlerden haberimiz oluyor böylece. Bir sokağa girdiğinizde üst üste yığılmış kot pantolonları, köşeyi döndüğünüzde yayları takılmaya çalışan oyuncakları, yokuştan aşağı indiğinizde içi doldurulan kalemleri, biraz daha devam ederseniz tek parça haline getirilmeye çalışılan mandalları görebilirsiniz. İşlerin çeşitliliği karşısında hayrete düşmemek mümkün değil. Ama daha ilginç olanı, kadınların bu işleri komşusundan görerek yapmaya başlamaları ve böylece adeta her sokak ya da mahallenin tek bir iş yapar hale gelmesi. Bu nedenle sokaklar belli bir in yapıldığı açık hava atölyeleri kimliğine bürünüyor. Kadınlar kendi aralarında, “kot pantolon sokağı”, “santraç taşı sokağı” diye bahsediyor sokaklardan.

İşyerlerinin favorisi kadınlar
Fabrikalar elde yapılması gereken küçük ler için atölyelerinde işçi istihdam etmektense, bu işleri ev hanımlarına, parça başı üzerinden fiyatlandırarak vermeyi tercih ediyorlar. Fabrikayla bire bir dağıtımcı muhatap oluyor. Dağıtımcılar bu için bir dükkan kiralayarak büro haline getiriyor. Üzerinde çalışılacak , fabrikadan büroya, bürodan da kamyonetlerle ev hanımlarına dağıtılıyor. Her mahalle ya da sokakta irtibatta olunan ve malların teslim edildiği bir kişi bulunuyor. Bu kişi sokak ya da mahalledeki dağıtımı organize ediyor. Malların teslimi ve ücret alımı aynı kişiler üzerinden sağlanıyor. Son günlerde ise bazı belediyeler gelir düzeyi düşük vatandaşların bu leri yaparak artı bir gelire kavuşabilmesi için bir dağıtımcı gibi aracılık yapmaya başladı.

Evde çalışmanın avantajı
Bu sistemle çocuklarını bırakacak kimse olmaması nedeniyle çalışamayan, ya da eşi izin vermediği için aktif çalışma hayatı içine giremeyen kadınlar evlerinden çalışma imkanı buluyor. Kadınların aile gelirine katkıları olduğu gibi, ekonomik bağımsızlıklarını da kazanma imkanı buluyorlar. Bu şekilde evinden çalışarak para biriktirip ev sahibi olduğu söylenen kadınlar bile var. Sokakta, evlerde ya da bahçelerde bir araya gelerek aynı işi yapan kadınlar sosyalleşiyor, birlik ve beraberlik duygusu geliştiriyor.

Çok iş az para
Genelde parça başı yapılan işlerin ücretleri çok düşük. Kadınlar uzun mesai saaatleri harcamalarına rağmen, sigortaları yok. İşin sürekli olup olmayacağı belli değil. Evde çalışıldığı için mesai kavramı yok. Bu her ne kadar avantaj gibi görünse de genelde kadınlar gece geç saatlere kadar çalışmak zorunda kalıyor.

Semra Karabulut:

İki senedir yapıyorum bu işi. Komşum yapıyordu, ondan gördüm. Ben de istedim, yapmaya başladım. Dışarıda çalışmanın geliri daha iyi ama çocuklarım var. Onları bırakamam. Mecbur böyle çalışıyoruz. Bu bir de evde temizlik falan derken 24 saat çalışıyoruz desek yalan değil. Geliri az ama işte yapmak zorundayız. Dışarıdan kolay gibi gözüküyor ama zor, emek işi.

Feride Dinç
3 senedir çalışıyorum. Yerleri evin arka sokağında. Gidip oradan alıyoruz. Sokakta herkes birbirinden gördü, öyle öyle yayıldı. Geliri çok iyi değil ama senden beş milyon alsam geri istersin. Bu işte kazanabildiğim kadar kazanıyorum, kendi param. Boş durmaktan iyi.

Ebru Baydemir:
Ben daha önce yapıyordum ama gözlerimden rahatsız olduğum için bıraktım. Biraz da yorucu olduğu için. Şimdi arkadaşıma yardım ediyorum. Parası az ama bizim için bir katkı sağlıyor. Nasır bağlıyor, patlıyor ellerimiz. Eşim beni çalışmak için dışarı bırakmıyor. Bize güvenleri sonsuz ama ne de olsa dışarıda olanları görüyoruz. Bizim için de daha rahat. Mesela şimdi canım çay istese, elimden bırakırım, gidip çayımı yapıp içerim. Uykum gelse yarım saat, bir saat yatar uyurum. Başka bir yerde çalışsan onu yapamazsın.

Aysel Yıldız:
10 senedir bu işi yapıyorum. İlk başlangıçta dağıtan adam kendi geldi ister misiniz diye. Ben de aldım yaptım. Gece 12'ye 01'lere kadar çalışıyoruz. Bazen eşlerimiz de yardım ediyor. Çok memnun değilim ama geçim dünyası. Ne de olsa bize bir katkı sağlıyor. Hem patron derdi çekmiyoruz.

Geçinebilmek için başladı, iş sahibi oldu
Dilara Pütkül ihtiyacı olduğu için başladığı boncuk işleme sektöründe dağıtımcı olmuş. Şimdi İstanbul'un dört bir yanındaki evlere boncuk işi dağıtıyor. Bu işe nasıl başladığını şöyle anlatıyor. “1982 yılında maddi imkanım olmadığı için boncuk işlemeye başladım. Çocuğum astım hastasıydı. İki buçuk sene hastanelerdeydik, evimiz kiraydı, ikinci bir çocuğum vardı. Bir komşum boncuk işliyordu, Allah razı olsun, ondan gördüm. Ben de yapmaya başladım. İşimizi yapınca hemen paramızı alıyorduk. Nasıl oldu anlamadık birden büyüdük.”

Bu aileleri ayakta tutuyor
Dilara Hanım, evde yapılan bu işlerin kadınlara katkılarını birinci elden görenlerden. “Biz burada nelerle karşılaşıyoruz. Kışın buraya giremezsiniz (bürosunu kastediyor) kalabalıktan. Çocuklar yanlarında, sırtlarında hırka, ayaklarında terlikle gelirler. İstanbul hep göç zaten. İki üç aile bir araya oturuyorlar. Eşleri iş buluyor. Hanımlar gündeliğe gidiyorlar, akşamları da boncuk işliyorlar. Bu şekilde çalışarak ev sahibi oluyorlar. Boncuk işleyerek ev sahibi olan, çocuklarını okutan, ev geçindiren kaç tane kadın biliyorum. (gözleri doluyor) Bu işler belki çok para kazandırmıyor ama en azından onları ayakta tutuyor.”

Adil Işık bütün müdürlerini bize gönderdi
Dilara Hanım firmaların fiyatları düşük tutmasından ve ev hanımlarına daha fazla ücret ödeyememekten şikayetçi: “Firmalara sorsanız “evde oturuyorlar, işleri mi var zaten, yapsınlar” diyorlar. “İşe gidip arabaya mı biniyorlar? Bir masrafları mı oluyor” Ama göz nuru dökülüyor bu işlere. Göz gidince bir daha geri gelmiyor. Hepimiz çift gözlük kullanıyoruz. Bürolarında Adil Işık'ın işlerini yaptıklarını anlatan Pütkül, büyük firmalar arasından bu sektörü önemseyen tek firmanın Adil Işık olduğunu belitrmeden yapamıyor. “Adil Bey bir gün bir otobüse, muhasebe müdürlerine varıncaya kadar, bütün müdürlerini doldurmuş, bize yolladı. Gidin görün bakalım, para nasıl kazanılıyor diye. Halkla ilişkileri çok kuvvetlidir Adil Bey'in.

Giyip bir de fotoğraf çekiliyoruz
Ünlülere yapıp yapmadığını soruyoruz Dilara Hanım'a, Adil Bey'in aldığı işleri yaptıklarını belirtiyor. Gelinim olur musun gibi yarışmaların kıyafetlerini ve Seda Sayan'ın programının kıyafetlerinin işlemelerini onlar hazırlamış. Hiç giyemeyecekleri kıyafetleri hazırlamanın kadınları nasıl etkilediğini soruyoruz ve çoğunun evde giyip fotoğraf çektirdiğini öğreniyoruz. Hatta bir tanesi düğünde giymiş. “N'apsınlar çalsınlar mı? Öyle bir elbiseyi hayat boyu nerede görsün.” diyor Dilara Hanım.

Nerede ne yapılıyor
Ev eksenli işler bir çok şehirde yapılıyor ama fabrika ve sanayi bölgelerinin çokluğu nedeniyle, İstanbul bu açıdan tam bir cennet. Semtin civarında hangi sektör ağır basıyorsa, evlerde yapılan ler de o sektöre yakın oluyor




  • Vefa'dan Eminönü'ne inen Küçükpazar yokuşlarında kıyafetlere iliştirilen markalar hazırlanıyor. Üst taraftaki sokaklarda da kemer ve oyuncak parçaları birleştiriliyor.



  • Eyüp'te Nazperver Sokağında Kurdele bağlanırken, Babahaydar'da Eşarp dikiliyor. Atmaca Sokak Ruj kapağı üzerine uzmanlaşmış. Kanatlı'da ayakkabı boyası kutularının parçaları birleştirilirken, Nişanca bölgesinde ise ayakkabıların elle dikilmesi gereken bölümleri hazırlanıyor. Açıkel santranç takımı hazırlıyor. Defterdar marka basıyor.



  • Esenler'de kağıt alışveriş çantaları katlanıyor, mandal monte ediliyor, kalem içi dolduruluyor, tekstil eşyalarının iplikleri temizleniyor.



  • Bağcılar Kirazlı bölgesinde kot pantolonların ve tişörtlerin üretimden kalan iplikleri temizleniyor, kalemlerin iç bölümü dolduruluyor. Sancaktepe'de kazakların fazla iplikleri temizleniyor.



  • Zeytinburnu Merkezefendi Cami civarında mandallar monte edilirken, biraz daha iç bölümlerinde kağıt alışveriş çantaları katlanıyor.



  • Unkapanı kalem içi dolduruluyor, örme kemerler hazırlanıyor.





  • Esenler'de tekstil ürünlerinin ipleri temizleniyor. Boncuk işleme İstanbul'un her yanına dağılmış durumda. Balat'ta kapısının önünde gelinlik üzerine boncuk işleyenden tutun, Mevlana Kapı'da televizyon programlarında kullanılacak kıyafetleri işleyene kadar geniş bir yelpaze var boncuk piyasasında.



  • Candybags Ev Yapımı Çantalar Marka Oldu

    Banu Özer Eren. Dokuz Eylül Güzel Sanatlar Fakültesi Tekstil tasarımı mezunu. Bir süre deri konfeksiyon sektöründe tasarımcı olarak çalıştıktan sonra, Candybags projesi ile kabus dolu ofis günlerini geride bırakıp, kendi işini yapmak üzere yola çıktı. Şeker çantaların sloganı: Senin çantan, senin hikayen…O da biricik…Tıpkı senin gibi… Banu hanım 2006 yılından bu yana, sadece birer adet ürettiği, birbirinden farklı hikayelere sahip çok özel şeker çantalar tasarlıyor.

    Bir kitabı sesli okuduğunuzda, masal kahramanlarının, kitaptan çıkarak gerçek olduğunu düşünün. Geçen yıl vizyonda olan Inkheart: Mürekkep Yürek filmi tam da böyle sahneleri beyazperdeye taşıyordu. Candybags'in üzerindeki her biri başka bir ifadeyi taşıyan şeker kızları, küçük kuşları, naif yaprakları her gördüğümde nedense bu film geliyor aklıma. Banu Özer Eren’in dikiş makinesinin gürültülü sesini duyduğu anda, eskiz defterinin yapraklarını aralayan ince zarif görünümlü kızların, defterden çıkarak kumaşa ve keçeye büründüğü ve birer şeker çantaya dönüştüğünü hayal ediyorum. Bu içinde hikayelerin saklığı olduğu çantaların tanımlanamayan bir çekiciliği var…

    Banu Özer Eren ile candybags’in başarısı ve evden çalışmak üzerine sıcacık bir söyleşi yaptık. Banu’nun homeofis çalışarak kazandığı başarıyı sizlerle de paylaşmak istedik…

    Eskiz defterinizin yaprakları çalışma odanızdaki masanızda kıpırdamaya başlıyor. Evinizdeki tek kişilik atölyenizde, dikiş makineniz çanta kahramanlarının kulağına hangi hikayeyi taşıyacağını fısıldıyor.Bütün bu özel tasarımlar sahibini bulmak için evinizden, internete taşınıyor. Peki evde çalışmak size nasıl bir duygu veriyor? Evde çalışmayı tercih etmenizin ilk sebebi neydi?

    Her şey, el yapımı, tek üretim çantalar yapmaya karar vermemle başladı.
    Böyle bir projeyi neden hiç tanımadığım bir atölyeye ya da bir işletmeye götürecektim ki! Başından sonuna ben yapacaktım!
    Yapmasına yapacaktım da nasıl??
    Sıcacık güzel bir evim vardı evet, dikiş makinem de vardı, malzeme için gideceğim adresleri de daha önceki iş tecrübelerimden biliyordum da hiç dikiş dikmeyi bilmeyen ben bu projeyi nasıl hayata geçirecektim?
    Yaptım yaptım söktüm, kızdım kızdım güldüm, beğenmedim attım.
    Şimdi buralara kadar geldim.
    Buralara kadar gelmemdeki en önemli kişi, en büyük destekçim harika eşim ve tabiî ki çok sevdiğim ailemdir.
    Buralara kadar gelmemdeki en önemli yer evimdir.
    Hala başka bir firma bünyesinde çalışıyor olsaydım böyle bir projenin sahibi olamazdım.
    İşte evde çalışmak böyle bir şey.
    Eviniz kalenizdir!

    Çizimleri yaptığınız ve çantaları diktiğiniz çalışma ortamınızda nasıl bir düzen tutuyorsunuz? Dağınıklıklar içinde bir düzenle mi çalışırsınız yoksa herşeyin yeri belli, derli toplu olmayı mı seversiniz?

    İşte o benim için işin en zor kısmı. Yani düzen içinde çalışabilmek, çalışma odamın dağılmaması mümkün değil. Çünkü modeli yaparken aklıma bir şey geliyor ve o anda onu ekleyebiliyorum. Bunun için de birçok malzemeyi ortaya çıkarıp kurcalamam aradığım şeyi bulmam ya da yapmam gerekiyor. Ve tabii ortaya çıkan tasarımın heyecanından modeli bir an önce bitirmek istediğim için çıkartmış olduğum kutular, kumaşlar, torbalar her yere dağılmış oluyor.
    Ne zaman çalışmam bitiyor işte o zaman tatlı cadı Samantha gibi bir çırpıda ortalığı topluyorum.
    Gerçi bazı akşamlar odama girip çalışıyorum. Evinizde çalıştığınızda mesai saati diye bir şey olmuyor.

    Bir çantayı hayal edip, üretimini tamamlamak ne kadar vaktinizi alıyor? Mesaili çalışır gibi sabah kalkıp kumaşlarla dolu masanızın başına oturuyorsunuz musunuz?

    Dediğim gibi evde çalışmak demek 24 saat çalışmak demek. Her an aklıma bir şey gelebiliyor ve kalkıp çizimini yapıp, kumaşlarının kombinasyonunu yapabiliyorum. Her sabah erken saatte işimin başındayım. Apartman dairesinde oturduğumuz için makinemi erken saatlerde çalıştıramıyorum. Genellikle çizim ve kesim işlerimi hallederim. Sonrasında modeli dikmek, son rötuşlarını, ütüsünü yapmak, fotoğrafını çekip, bilgisayara aktarmak, teknik özelliklerini yazmak, daha sonra da web siteme yüklemek…
    Modelin üzerindeki hikayeye, aplike işinin ağırlığına göre çalışma saatlerim değişiyor tabii ki. Ama bir ürünle bir gün uğraştığımı söyleyebilirim.

    Dikiş dikmekten, yeni çantalar için fikir üretmekten yorulduğunuzda evin içinde en çok neyi yapmayı seviyorsunuz?

    Hemmen mutfağa gitmeyi! Yemek yapmayı çok seviyorum. Güzel sofralar kurup keyifli vakitler geçirmeyi…
    Playstation oynarım. (fena da oynamam:) )
    Onun dışında çizim defterimi ya da kitabımı alıp sahile gitmeyi seviyorum.
    Çoğunlukla kitap, oyun, dvd satan yerlerde vakit geçiririm Ve hemen işimin başına dönerim çünkü gördüğüm ve almayı istediğim birçok kitap, film ve oyun çıkmıştır!
    Para kazanmak lazımdır

    Kumaşları temin etmek için nerelere gidiyorsunuz? Çantalarda kullandığınız diğer aksesuarlar için alışverişe çıktığınızda, bir gününüz nasıl geçiyor?

    Keçelerimi yıllardır aynı toptancıdan alırım. Çok sık gitmem çünkü gittiğimde çok metrajlı alırım. Çünkü en çok kullandığım malzemedir.
    Denim kumaşlarımı Türkiye’nin ( hatta dünyanın ) en iyi denim kumaşı üreten firmalarından temin ediyorum.
    Onun dışında desenli, düz cotton kumaşlarım için çok gezerim. Çok farklı yerlerden alırım. Kupon çalıştığım için parça kumaş alırım. Çünkü o kumaşı bir daha kullanmam. Bu benim için hem keyifli hem de kolay. Keyifli olmasının nedeni, her seferinde bambaşka bir kumaşı, deseni, rengi seriyorum çalışma masama. Bu da tekdüzelikten uzak, yeni bir model yapma hevesiyle dolu bir ruh hali anlamına geliyor.
    Kolay olmasının nedeni ise çalıştığınız kumaşın devamını bulmak zorunda değilsiniz. Üretici firma o kumaşı bir daha üretmeyebilir ve siz de “neden üretmedin? benim çanta siparişlerim ne olacak??” kavgasına girmezsiniz.
    Kısacası malzeme alışverişi günlerim yepyeni heyecanlar ve heveslerle dolu geçiyor. Sadece “İstanbul neden bu kadar büyük? Neden bir an önce eve gidip yeni kumaşlarımla çalışamıyorum ??” diye sabırsızlanmaktan başka bir sorun yok.

    2006 yılından bu yana bir çok dergide, bir çok internet sitesinde mycandybags’i görüyoruz. Hem sizin hikayeniz hem de çantaların hikayesi herkesin ilgisini çekiyor. Bunca zamandır mycandybags’e olan ilgiyi canlı tutmayı nasıl başardınız?

    Nasıl canlı olmasın ki? Her hafta bambaşka, yepyeni modeller! Her çanta sıfırdan yepyeni bir tasarım.
    Daha öncekilerin tekrarı olmayan, yine sayfasını açtığınızda sizi gülümseten yeni bir model.
    İşte bu, benim candybags fikrine inanmamı, o projenin 2006’dan buralara ve daha ilerilere gideceğine inanmamı sağlayan en önemli şeydi. Yani çantaların tek üretim olması. Bi tane işte! Başka yok, başka kimsede yok.
    Bu benim müşterilerime, web sitemin takipçilerine verdiğim en önemli güvence. Ve bu güvence onların bıkmadan usanmadan “bu hafta nasıl modeller var? bu hafta neler yapmış?” merakını canlı tutan. Sonrasında web sitemde yorumlarda da yazdığı gibi çantaların işçiliği, yapılışındaki özen onların çantalarımı, web sitemi takip etmelerinin diğer nedenleri.

    Şimdiye kadar kaç tane şeker çanta ürettiniz, hiç merak edip saydınız mı? En azından kaç gardropta şeker çanta vardır hiç düşündünüz mü?

    Sayısını hiç bilmiyorum ama yüzlerce…
    Yüzlerce çanta, yüzlerce hikaye ve yüzlerce gardırop
    Keşke daha daha çok olsa. Daha çok candybags olsa…
    Keşke daha çok kişiye ulaşabilsem, keşke daha çok kişi hikayesini omzuna takıp gezse
    Keşke daha çok kişi çantasına her baktığında, her dokunduğunda gülümsese…

    Çantayla başlayan candybags yolculuğunuza zamanla bez bebekler eklendi, sonra ev koleksiyonu geldi. takipçilerinzin talepleri miydi bunlar, yoksa siz mi yeni şeyler denemek istediniz?

    Candydolls ve Candyhome kategorileri kimsenin haberi olmadan mycandybags.com vitrininde yer aldılar.
    Eminim herkes (ki gelen tepkiler de öyle) bu ürünleri görünce bayağı şaşırdı. Bu yeni “şekerler” devamının gelmesini çok istediğim ürünlerdi. Fakat inanılmaz zor ve vakit alan çalışmalardı.
    Candydolls çok keyif alarak yaptığım bir projeydi. Bu bebekleri yapmamın nedenleri vardı aslında.
    Eskinin bez bebeklerinin yerini şimdilerde malzemelerinde fazlasıyla kimyasal madde olan, çocukların bir süre sonra bıkıp bir kenara attığı, manevi bir yönünün olmadığını düşündüğüm piyasa oyuncaklarının almasıydı.
    Hepimiz bez bebekle büyüdük. Onların elinden tutarak gülümsediğimiz birçok fotoğrafımız vardır.
    Yurtdışında el emeğine verilen değer, önem bildiğiniz gibi inanılmaz boyutta. Öyle ki kendileri bez bebek yapan sanatçıların desteklediği (ki ben de bu projeyle bunu biraz olsun canlı tutmaya çalışıyorum) şöyle bir oluşum var:
    “Save Handmade Dolls”
    Buna katılmamak elde değil öyle değil mi?

    Son yıllarda tasarıma ve farklı şeyler üretmeye yoğun bir heves var. Blog dünyasında sayıları giderek artan marifetli hanımların kendilerine özgü çanta ve aksesuar tasarımlarına sıkça rastlıyoruz. Sizin de ilginizi çeken severek takip ettiğiniz, adı pek duyulmamış tasarımcılar var mı?

    Kişi ya da tasarımcı olarak değil ama tabii takip ettiğim bazı siteler vardı. Ama çok uzun zamandır yoğunluktan onlara da bakamıyorum. Mesela DaWanda ve Etsy’yi beğenirim. Tasarımın ve el yapımı olan her şeyin kalbinin attığı sitelerdir.
    Flickr’ı samimiyetinden dolayı çok severim.Tabii bu samimiyetin suiistimal edildiğine de rastlıyoruz çoğu zaman. Bir şeyler üretmeye heves var, evet dediğiniz gibi. Heves olsun, üretim olsun, girişimcilik olsun. Hepsi olsun ama yeter ki özgün olsun! Internet inanılmaz bir kaynak ve bu kaynağı çok farklı amaçlarla kullanan kişilere de rastlamıyor değiliz. Eğer kişi kendine ve hayal gücüne inanırsa karşılığını mutlaka alır. Ama onun dışındaki yollar çıkmaz sokaklardır. Internetin sonsuz olanakları emek hırsızlığını da doğurmuştur. İşte o yoldan gidenler çıkmaz sokaklara ulaşırlar.

    Sadece kendi adresinizde satış yapıyorsunuz. Daha çok kişiye ulaşmak için başka satış kanallarında yer almak istemediniz mi hiç? Bundan sonra da örneğin açık arttırma siteleri ya da fiziksel mağazalarda bu şeker çantaları göremeyecek miyiz?

    Birçok ürünü satan “corner”larda yer almak işe ilk başlama sırasında iyi bir adım. Ama ben direkt olarak internette kendi dükkanımı açtım. Evet, bu fazla cesur bir hareketti. O dükkanı açtığım gibi kapatabilirdim. Ama basının web sitemi hemen fark etmesiyle ilgi arttı, arttı, arttı…Ve hemen yasal işlemleri de halledip “candybags”i şirketleştirdim..

    Sonrasında çantalarımı kendi vitrinlerinde sunmak isteyen birçok büyük “corner” site oldu fakat ben hep çantalarımı kendi sitemde satışa sunmayı tercih ettim.Fiziksel mağazalara gelince, önceleri Nişantaşı ve Taksim’de farklı mağazalarda candybags çantaları (kısa bir süre için) satışa sunuldu.Fakat bu çantaların bir başka özelliği de alıcıya tamamen sürpriz olması. Internette görüyorlar, satın alıyorlar, şeker çantaları çok güzel bir paket içinde adreslerine ulaştığında çok güzel bir sürpriz ve (sanırım) ilk bakışta aşk oluyor

    Günün birinde güçlü bir marka kapınızı çalsa ve mycandybags’i onlar için üretmenizi istese ne cevap verirdiniz? Gelecek için böyle hayalleriniz var mı?

    Elbette!!!
    Aslında istediğim de bu!
    Candybags (tabiri caizse) kapış kapış giden, (artık) satış kaygısı olmayan bir tüketim ürünü haline gelmiş durumda.Ve önü çok açık bir proje. Çantayla başlayıp, atkı, eldiven, şapkayla ve hatta etekle ve diğer tüm giyecek gruplarıyla devam edebilecek konsept bir fikir.
    Ve “candybags”i bir aileye dönüştürmek çok keyifli olacaktır. Tabii bunun için daha farklı bir oluşuma ihtiyaç var. O da nedir? Atölye çalışmasıdır. Daha seri üretim yapabileceğimiz bir ortamıdır.
    Umarım bir sonraki adım bu olur. Hikayelerimi çok daha kapsamlı ürün gruplarında çok daha fazla kişiye ulaştırabilirim.

    6 Ağustos 2010 Cuma

    El Sanatları Köyü

    Folklorik zenginliğimiz yabancı ziyaretçilerin büyük ilgisini çekiyor. Turizmin anayolları üzerinde kurulacak çok renkli "geleneksel sanat köyleri" büyük ilgi odağı olabilir...
    TURİZM çeşitliliği açından giderek gelişen ülkemiz, sıra dışı işlere imza atmaya devam ediyor. En büyük eksiğimiz geleneksel sanatlarımızı yeterince gösterememek. Türkiye'ye gelen bir turist 'çinicilik', 'telkari işlemeciliği', 'halı kilim dokumacılığı', 'çancılık', 'kakmacılık', 'sedefkârlık' gibi onlarca geleneksel imalatın ürünlerini ancak turistik mağazalarda görüyor.
    Oysa yılların geleneğinden süzülerek gelen bu üretim dallarının oldukça basit işliklerde nasıl üretildiğini göstermek tam bir turistik faaliyet...

    BATIDA ÖZGÜN ÖRNEKLERİ VAR

    Örneğin, Amerika gibi geleneksel turizmden fakir ülkeler bile otantik ürünlerin imalatını ziyaretçilere göstererek prestij sağlıyor ve kitlesel ilgi uyandırıyor. 'Kızılderili el sanatları', 'cam vitray atölyeleri' ve 'akçaağaç şekerleme ürünleri' gibi imalathaneler kilometrelerce uzaktan insanları çekiyor, eski devirlerin yalın inceliğine götürüyor.
    Anadolu gibi dünyanın en gelişmiş el sanatları coğrafyasında maalesef birkaç örnek dışında tüm geleneksel el sanatlarımızı öğreterek gösteren bir 'turizm kompleksi' yok gibi. Bir ulusun kültür mirasını sergileyen bu sanat türü, ancak imalat şekli görüldükten sonra anlam kazanıyor. Bu açıdan turizmin anayolları üzerinde kurulacak "Anadolu el sanatları köyü" (geleneksel sanatlar köyü) her düzeyden turistin ilgi odağı olmaya aday.
    Önemli olan, giderek sayıları azalan 'ustaları' bulup istihdam yaratmak ve onların yetiştireceği 'genç öğrencilerle' yola devam etmek.

    YOL BOYLARI BİÇİLMİŞ KAFTAN

    Eğer bir örnek vermek gerekirse; Antalya, Alanya, Bodrum, Marmaris, Çeşme civarında kurulacak 'geleneksel sanat köyleri' aynı anda çok sayıda geleneksel sanatın nasıl gerçekleştiğini ziyaretçiye gösterecek, büyük ilgi çekecektir. Bu köyler yine kendi alanının mimarisine uygun inşa edilecek 'işliklerde' hem imalat hem de gösteri amaçlı işler sergilenecek.
    Tesisleri ziyaret eden bir turist 'Erzurum oltu taşı'ndan bir küpenin nasıl yapıldığını görecek, 'Rize bezi'nin nasıl dokunduğuna şahit olacak. Hatta oturup üretimi kendi deneyecek. Hızlı bir ticaret imkânı da yaratan 'küçük işlikler' tıpkı geçmişin derinliklerine bir seyahat gibi bir şey. Burada hem öğrenmek hem de görerek öğretmek var. Yapılan iş ister 'kalaycılık' olsun, isterse bir 'baston imalatı'... Esasen tüm geleneksel sanatların işlik olarak küçük bir örneğini kurmaya kalkarsanız önünüze tam 120 seçenek çıkıyor. Böylesine zengin otantik kültürü yaşatmak gerek.

    HER AŞAMASINI YAŞADIĞINIZ BİR ÜRÜN...

    Bu iş batıda hem 'seyirlik' hem de 'ticaret' amacıyla yapılıyor. Örneğin Fransa'da, 'geleneksel çikolatanın hangi koşullarda üretildiğini görenler' en azından 'göz önünde üretilen' ürünü satın almak zorunda kalıyor. İngilizlerse en ilkel 'viski imalatını' birer turistik gösteriye dönüştürüyor. Kısacası el sanatlarının en ilginç örneklerini kapsayan 'geleneksel sanat köyleri' cazibe merkezi olmaya aday.
    Önemli olan, sistemin fuar yapılanması şeklinde değil, tamamen 'nostaljik dokuya uygun' inşa edilmesinden geçiyor. Ne kadar çok orijinallik o kadar çok ilgi! UNUTULMAYA YÜZ TUTMUŞ İŞLER Yapılacak işler arasında hem kolay hem de zor olanlar var. Ama sonuçta marka ve sınaüretim yok. Hemen her şey el emeği, göz nuruna dayanıyor. Eğer iyi planlanmış tarihi bir atmosfer yaratılabilir ve özel mekânlar inşa edilebilirse ilgi artacaktır. Klasik el sanatları dışında çok ilgi görecek işlikler şunlar: 'Gömme süs işleri', 'eski kakma sanatı', 'Anadolu işi renkli camlar', 'taş yontuları', 'orijinal sırma ve nakışlar', 'eski dokumalar', 'geleneksel saraçlık ve yemenicilik', 'dövme bakırcılık', 'kuyum ve minecilik', nargile imalatçılığı' gibi çok sık rastlanılmayan sanat değeri yüksek el işleri...
    'Geleneksel Anadolu el sanatları' projesini tek başına bir girişim olarak ele almak düşünülebileceği gibi, turistik karayollarımızın belli noktalarında 'zincir' haline getirmek de mümkün.

















    Müşterilerinize Mal veya Hizmeti Bedavaya Sunarak Para Kazanma Yöntemi...

    Wired dergisi editörü Chris Anderson’un ilk kitabı Long Tail (Uzun Kuyruk) kısa zamanda elektronik ticaret konusunda en çok referans verilen teorilerden birini ortaya çıkardı. Bu konudaki literatüre ben de bir blog yazısı ile katılmıştım. Anderson’un yeni kitabı Free (Bedava) geçtiğimiz ay ismi gibi ücretsiz veya ücretli birçok kanalda piyasaya sürüldü. Kitabı İnternet üzerinden okumak isteyenler burada bulabilirler. Anderson son kitabında bizi gitgide dijitalleşen yeni dünyanın yeni fiyatı ile tanıştırıyor: bedava. Hatta negatif fiyat kavramını dahi ekonomi teorisinin tozlu kitap raflarından alıp birkaç örnekte önümüze koyuyor. Eticaret konusunda farklı projeler geliştiren tüm profesyonellerin ve girişimcilerin bu bol örnekli kitaptan önemli şekilde faydalanacağını düşünüyorum.
    Bu kitapta üzerinde durulan bir diğer konu ise dijitalleşme ile birlikte artık klasik ürün ve hizmet satışı modeli yerine farklı ticari modellerin oluşmaya başlaması. Birçok müzisyenin albümlerinin CD’ler şeklindeki satışlarının düşüşe geçmesi ile suçu tamamen İnternet üzerinden paylaşım konusuna atmaları, aslında net bir gerçeği görmemizi engelliyor: her geçen yıl müzik endüstrisinin dünyada yarattığı katma değer artmaya devam ediyor. Bir başka ifade ile müzik üzerinden sadece albüm satış gelirleri ile oluşturulan toplam değer, yeni dinamiklerle gelişiyor. Şatafatlı konser turları, özel promosyonlar ve pop star yarışmaları gibi bambaşka mekanizmalar, müzik endüstrisinin ana öğeleri haline dönüşüyor...
    Chris Anderson, kitabında mal veya hizmeti ücretsiz vererek para kazanılabilecek 50 iş modelini listelemiş. Ben burada en çok ilgimi çeken 10 tanesini listelemek istedim:

    •Yazılımı ücretsiz hale getirip donanım satışı gelirlerini arttırmak (Linux destekli IBM)

    •Albümü İnternet’ten ücretsiz dağıtıp konser ve promosyon gelirlerini arttırmak (Prince, Coldplay, Radiohead)

    •Ürünleri ücretsiz hale getirip reklam gelirlerini arttırmak (Google)

    •Çocukların katılımından ücret almayıp ebebeynlerin seçimini etkileyerek gelirleri arttırmak (Tatil Köyleri)

    •Ürünü iki aşamalı oluşturup temel versiyonu ücretsiz şekilde kullanıma açıp gelişmiş versiyondan gelir elde etmek (Apple Quicktime)

    •Ürünün iki fonksiyonunu iki versiyon haline getirip bir versiyonu ücretsiz şekilde kullanıma açıp diğer versiyondan gelir kazanmak (Adobe)

    •Belli konuşma / fatura tahahütü veren kişilere ücretsiz cep telefonu vermek (Telekom operatörleri)

    •Demo versiyonunu ücretsiz olarak kullanıma açıp orjinal ürünün satış gelirlerini arttırmak (Bilgisayar oyunu üreticileri)

    •Ürün içerisine sürpriz bir ücretsiz hediye ekleyip ürün satışlarını arttırmak (Kinder Surprise)

    •İlk üyelikte belli bir tutarı ücretsiz olarak kullanıma açıp kullanıcıların işlemleri tecrübe etmesini sağlayarak gelirleri arttırmak (Gitti Gidiyor)

    Peki sizin en çok beğendiğiniz “ücretsiz satış modeli” hangisi?

    22 Temmuz 2010 Perşembe

    İşte uzun zamandan beri beklediğiniz Ticaret şimdi geldi:

    ÜCRETSİZ ÜYE OL
    İşte uzun zamandan beri beklediğiniz Ticaret şimdi geldi:

    http://www.websitetester.biz/index.php?lang=en&ref=00b97269a996afa03970f1eb8f2191c2

    Kayıt, üye ve giriş ücretsizdir, sizden sonra kayıt olan herkesden kazanıyorsunuz, kendiniz hiç kimseyi üye yapmasanız bile.

    Hiç birşey almanız ve satmanız gerekmiyor buna garanti veriyoruz!

    Ne kadar çabuk üye olursanız, o kadar yüksek gelir potansiyeliniz olur, sadece ücretsiz üye olupda hiç bir şey yapmasanız bile kazanabilirsiniz, sadece ücretsiz üye olmanız yeterli….

    Bu nasıl olabilir? – Çok basit!

    Bir Amerikan Anket firması bütün dünyada bilgisayar kullanıcıları arıyor. Bu kullanıcılar websitelerini test yapıp ve kısa bir bilgi vererek kazanacaklar.
    Sizde haftada 1 ve 10 saat zaman ile ayda 800 Euro´ya kadar yan gelir sağlayabilirsiniz.

    Eğer Website test yapmak sizin için olan bir iş değilse bile her ay 2 pasif gelir sağlayabilirsiniz:

    1. Takımgeliri Sisteme sizin tarafınızdan direk yada dolaylı olarak üye olan herkes için!

    2. Grupgeliri Sizden sonra sisteme üye olan herkes için!

    Çabuk olmak elinizde bir koz! Çünkü siz bu satırları okurken bütün dünyadan yeni üyeler katılıyor.
    Üye olmanız ile hiç bir sorumluluk almıyorsunuz. İsminiz, adresiniz, e-mailiniz ve sizinle ilgili başka
    bir bilgi hiç bir zaman başkalarına verilmeyecektir.

    17 Temmuz 2010 Cumartesi

    100 bin aile incik boncuktan geçiniyor

    Boncuklu tekstil ürünleri ihracatında yaşanan hızlı artış evde boncuk işçiliği sektöründe patlama yarattı. Ev kadınlarından, üniversite mezunu bankacılara, mimarlara, güzel sanatlar fakültelerinden mezun olmuş tasarımcılara kadar çok sayıda kadın ekmeğini boncuktan kazanıyor. Yaklaşık 100 bin aile geçimini bu işten sağlıyor. Boncuklu takı ve aksesuvarlar malzemesi, tasarımı hakkında bilgi veren Boncuk Sanatı adlı derginin tirajı 25 bini buldu.


    Ev ekonomisinin geliştirilmesi için belediyelerin açtığı takı kurslarının da bu artışta önemli bir etkisi oldu. İstanbul Büyükşehir Belediyesi Sanat ve Meslek Eğitimi Kursları’na bağlı 25 merkezde sadece geçen yıl 30 binin üzerinde kadına eğitim verildi. Kursiyerlerin yüzde 30’u takı tasarımı ve boncuk işine girdi. Diğer kentlerde de boncuk işleyerek ev ekonomisine katkıda bulunan kadınların sayısı artıyor. Boncuğa ilgi gelir düzeyi düşük ailelerle sınırlı değil. Aralarında Tansa Mermerci ve Birgül Dereli gibi sosyetenin ünlü simaları boncuk ağırlıklı takı dükkanları açmaya ve tasarımlarını sergilemeye başladı. Boncuğa gönül verenler arasında Nükhet Duru gibi sanatçılar da var. Tween, Nine West, Mango gibi dünya pazarına açılan tekstil markaları özel koleksiyonlar oluşturuyor. Evlere, dükkanlara, kurslara, atölyelere, büyük bijuterilere girdik. Boncuğun Türkiye’deki serüvenini enine boyuna araştırdık.



    Dergi 25 bin satıyor



    Üç ayda bir yayımlanan Boncuk Sanatı, Türkiye’nin en çok satan dergileri arasında. Üçüncü sayısı yeni yayımlanan dergi 25 bin tiraja ulaştı. Yayın yönetmeni Lale Haşlak, Kadıköy’de üç katlı bir boncuk dükkanı sahibi. İşyerinde kadınlara takı eğitimi veriliyor. Lale Hanım, 1970 İstanbul doğumlu. Saint-Benoit Koleji’nden sonra Boğaziçi Üniversitesi’nde kimya, matematik eğitimi görmüş. Gima, Tansaş ve Metro Gros Market’te satınalma müdürlüğü yapmış. Ofis ortamından sıkılıp beş yıl önce takı işine başlamış. Önceleri takı ve boncuk öğretmenliği yapmış, Viyana’da bir yıl takı tasarımı eğitimi gördükten sonra Kadıköy’de Boncuk Dünyası adlı dükkanı açmış. Bugüne kadar iki takı yarışması düzenlemiş. Son yarışmaya Batman’dan Trabzon’a, Mersin’den Sinop’a kadar birçok şehirden 900 tasarımcı katılmış. Hepsinin birbirinden güzel olduğunu söylüyor: ‘Jüri seçim yapmak için iki hafta uğraştı. Örneğin Aliağa’dan gönderilen gerdanlık o denli şaşırtıcı bir güzelliğe sahipti ki anlatamam. Gönderilenlerde, güzelliğin yanısıra büyük bir emek, sabır ve kısıtlı olanaklarla yaratılan olağandışı bir zarafet de dikkati çekiyor. İki yarışmada şunu anladım: Evde oturan kadınlar sürekli hayal biriktiriyor. Ellerine olanak geçince, hayallerini katarak pırıltısı hiç sönmeyecek eserler ortaya çıkarabiliyorlar. Herkes Çin mucizesinden söz ediyor. Ev ve el ekonomisiyle hızla kalkınan Çin’in yarattığı mucize burnumuzun dibinde, farkında değiliz.’



    BONCUK ÜLKESİ TAHTAKALE



    Boncuk sektörünün kalbi Tahtakale. Boncuk ve takı ile ilgilenenler malzemelerini Ali Faik Pasajı, Boncuk Han, Terme Han, Marpuççular İş Merkezi, Sabuncu Han gibi merkezlerden temin ediyor. Bu hanlardaki irili ufaklı yüzlerce dükkanda tonlarca kilo boncuk satılıyor.



    Sektörün en büyüğü 40 yıllık Orijinal Bijuteri, boncuğun yanı sıra kolyeden küpeye, kemerden çantaya, kristal taştan, metal aksesuvara yüzlerce ürünü toptan ve perakende satıyor. Müşterileri arasında Bursa, İzmit, Bolu, Adapazarı, Tekirdağ, Edirne, Çanakkale gibi şehirlerden çok sayıda kadın girişimci var. Ayrıca 500’e yakın kadın grubuna fason iş veriyor. Şirket Müdürü Durmuş Eğilmez, her grupta en az 20 kadın bulunduğu düşünülürse, 10 bin aileye gelir imkanı sağladıklarını söylüyor. Şirket ürettireceği modelleri katalog haline getirip kadın gruplarına dağıtıyor. Malzemesini gönderiyor. Boncuklar evlerde işlenip kolye, kemer, halhal, yüzük gibi ürüne dönüşmüş halde geri dönüyor. Ürünler başta Rusya, Ukrayna, Polonya, Macaristan olmak üzere toplam 35 ülkeye ihraç ediliyor. Durmuş Eğilmez’e göre faaliyetleri bir tür toplumsal sorumluluk projesi: ‘Üretilenler arasında çok kıymetli tasarımlar çıkıyor. Eğer tasarım sahibi isterse, bir telif ücreti karşılığı ürününü satın alıyoruz ya da sadece kendisinin üretmesi konusunda mutabık kalıyoruz. Sözkonusu ürüne onun istediği ismi veriyoruz. Böylece örneğin Sultanbeyli’nin daracık bir sokağında, dört duvar arasında yaşayan bir hanım üreticinin eserleri dünyanın öteki ucuna kadar ulaşıyor.’



    Rus ve Avrupalı tüketici geçmişte ucuz Çin mallarına yönelmişken, Orijinal Bijuteri özgün tasarımları, geniş çeşitleriyle kendine bu pazarda yer edindi; Hindistan’dan sonra ikinciliğe yerleşti.



    Her turist evine İstanbul’dan bir takıyla dönsün



    İstanbul Büyükşehir Belediyesi Sanat ve Meslek Eğitim Kursları (İSMEK) geçenlerde büyük bir sergiyle kursiyerlerinin yaptığı ürünleri göz önüne çıkardı. ‘El Sanatları’ adında bir dergi de yayınlamaya başladı. Merkez, 1996’da kurulmuş ve bugüne kadar 122 bin kadına eğitim olanağı sağlamış. Bu kadınların yaklaşık yüzde 20’si tasarımcılık ve takı eğitimi almış. İstanbul’un dört bir yanında tam 113 kurs merkezinde hizmet veriyor. Kursta boncuk kullanımı teşvik ediyor, hatta edildiğini, hatta zorunlu kılınıyor. ‘Bütün aile üretiyor’ sloganıyla yola çıkan İSMEK’ten eğitim alan kadınların büyük bir bölümü hangi branşta olursa olsun tam zamanlı ya da yarım zamanlı işler ediniyor. İSMEK mahalle bazında toplanan özel kadın gruplarının ayağına giderek eğitim olanağı da sağlıyor. İstanbul Belediye Başkanı Kadir Topbaş, şu anda İstanbul’a yılda 2.5 milyon civarında turist geldiğini hatırlatıyor. ‘2012’ye kadar bu rakamı kademeli olarak 10 milyon turiste kadar çıkarmayı hedefliyoruz. Bu turistlere plastik esaslı harcıalem ürünler mi satacağız? İstanbul’un tarihi semtlerinde bütün asfaltları söküp granit taşla döşüyoruz. Tarihi yapıları aslına uygun bir şekilde restore ediyoruz. Ama hediyelik eşya satan dükkanlarda turistlere plastik esaslı, İstanbul’u ve Türk sanatını, tasarımını ve yaratıcılığını ifade etmeyen ürünler satıyoruz. Böyle gitmez. İSMEK’in en önemli hedeflerinden biri İstanbul’a gelecek 10 milyon turistin her birinin bu güzel şehirden ülkelerine estetik, kaliteli, geleneksel sanatlarımızla uyumlu eserler götürmesini sağlamak.’



    Öğrenciler harçlıklarını çıkarıyorlar



    Boncuk işine sadece ev kadınları değil lise ve üniversite öğrencisi genç kızlar da ilgi gösteriyor. Bir kısmı bu işi hobi olarak görüyor, bazıları okul harçlıklarını, ev kiralarını boncuktan çıkarıyor. Bakırköy’de bulunan ve Türkiye’nin en eski el sanatları kurslarından biri olan Semih Yener Hazır Giyim ve El Sanatları Eğitim Merkezi’nde kursiyerlerin yüzde 17’si lise, yüzde 20’si üniversite öğrencisi. Kursta yapılanlar mağazada satılıyor, öğrencilere para kazanma olanağı sağlanıyor. Takı sınıfı hocalarından Gaye Döşer’e göre, gelecekte çok sayıda Türk tasarımcı dünyada önemli bir noktaya gelecek. Son birkaç yıl içinde takıya ve özellikle de boncuktan imal edilen tasarımlara çok büyük bir rağbet olduğunu söyleyen Döşer, binlerce kadının bu işten ailenin geçimini sağladığını belirtiyor.



    Semih Yener Eğitim Merkezi, iki yıldır Crafts adlı el sanatları dergisini yayımlıyor. Üç aylık derginin dokuzuncu sayısı piyasada. Dergide çok sayıda proje, tasarım ve aynı zamanda herhangi bir modelin nasıl ortaya çıkarılacağına dair tarifler de yer alıyor. Merkez ayrıca proje danışmanlığını Gaye Döşer’in yaptığı ‘Takı Yıllığı’nı çıkarıyor. İki kitabın yanı sıra Craftokulu.com adlı bir VCD eğitim seti yayımladı.



    Gencim, daha sonra pişman olmamak için şimdiden yolumu çizdim



    Seda Kurman (24)



    Trakya Üniversitesi’nde mimarlık eğitimi alırken boş zamanlarında takı yapmaya başlamış. 1,5 yıl takı tasarımı ve boncuk işleme tekniği dersi alıp, mimarlığı bırakmış. Şimdi Orijinal Bijuteri’nin tasarım bölümünü yönetiyor. Mimarlık eğitiminin boşa gitmediğini söylüyor: ‘Orantı oluşturma bilgisi tasarımcılığımı çok etkiledi. Renkleri kullanmayı ise boncuk işinde öğrendim. Şimdi takıya insan üzerinde taşınan mimari eser gibi bakıyorum. Eğitimle kazandığım kalıpları zorladığımda güzel ürünler ortaya çıkıyor.’



    Hayatımı, evet sadece benim diyebileceğim bu işte yeniden buldum



    Aynur Pamukoğlu (40)-Arzu Şingin (39)



    Boncuk Sanatı dergisinin açtığı ikinci yarışmada Türkiye birincisi olmuşlar. Aynur Hanım, meslek lisesi konfeksiyon bölümü mezunu. Okul sonrasında stilislik ve modelistlik eğitimi almış. Arzu Şingin ise Kadıköy Kız Meslek Lisesi’ni bitirmiş. Takı tasarım kurslarına gitmiş. Şu anda hem kendi işini sürdürüyor hem de Özel Koç Lisesi’nde takı tasarım dersleri veriyor. Beş yıl önce çantalara boncuk işliyorlarmış, iki yıldır kumaşa yönelmişler. Ürünlerinin uçuk tasarımlar olduğunu ve daha çok sanatçılara hitap ettiğini söylüyorlar. Aynur Hanım, ‘Boncuk iğneyle kuyu kazmak gibi sabır gerektiren bir iş. Ama ben hayatımı yeniden buldum bu iş sayesinde. Evet sadece benim diyebildiğim, gelişmesinde sadece benim emeğim olan bir iş yapıyorum’ diyor.



    Yıllarca bankacılık yapacağıma doğrudan bu işe atılsaydım



    Fikriye Korkmaz (32):



    Çalıştığı banka batınca, 15 yıldır evde boncuk işi yapan kayınvalidesine yardım için bu işe başlamış. Tasarımlarını şirkete götürdüğünde çok beğenilmiş. Şu anda Yakacık’ta 25 eve iş veriyor. ‘Keşke, hiç bankacılığa başlamayıp doğrudan takıya yönelseydim. Bu iş sayesinde çocuklarını lise ve üniversitede okutan çok sayıda fedakar kadın tanıdım’ diyor.

    Ersin KALKAN

    24 Haziran 2010 Perşembe

    Kayserili Kadınlardan Ataköy’de Mantı Dükkânı

    Ataköy Alışveriş ve Yaşam Merkezi Yatırımcı Temsilcisi Muzaffer Gülöz, Kayserili kadınların yardım istemeye geldiklerini belirterek, “Bir kerelik yardım yapmak yerine onlara iş modeli geliştirdik. AVM’lerde küçük köşe mağaza konsepti oluşturduk. İlk Ataköy AVM’de yaptıkları mantıları satacaklar” dedi.
    Hanımeli Kadın Çevre, Kültür ve İşletme Kooperatifi’nin, Anadolu’da kadın emeğini değerlendirmek, kadınları işgücüne katmak amacıyla Kayseri’nin Sarızeli ilçesinde kurulduğunu belirten Gülöz şunları söyledi:

    Kayseri, mutfağıyla özellikle de hamur işleriyle ünlü olduğu için kadınlar en iyi bildikleri iş çevresinde bir araya gelmişler ve üretmeye başlamışlar. Üretimleri arasında Kayseri’nin meşhur kaşık mantısı ve farklı tipte erişteleri yer alıyor. Önceleri 1-2 tat yaratmışlar zaman içerisinde geliştirmişler. Şu anda klasik mantının yanı sıra sade, biberli, sebzeli, ısırgan otlu gibi farklı erişte çeşitlerinin de üretimini ve satışını yapıyorlar. Hanımeli Kooperatifini oluşturan kadınlar önceleri ürettikleri ürünleri yol üzerindeki dinlenme tesislerinde satıyorlardı. Şimdi AVM’lerde satılacak. Ayda 2 bin paket mantı ve erişte satma hedefimiz var.



    Çocuklara özel alan



    Ataköy AVM’nin 6 kat üzerine toplam 116 mağazadan oluşacağını anlatan Gülöz, “Alışveriş merkezinin yatırım bedeli 110 milyon euro’yu buldu. Çocuk bölümü konusunda çok iddialıyız. 1250 metrekarelik bu bölümün projesi yurtdışında özel olarak çizildi. Bölgede bu büyüklükte çocuk oyun ve eğlence alanı bulunmuyor” dedi.

    Gülöz, AVM’nin mimarisi konusunda da şu bilgileri verdi:

    Projeyi Gökhan Avcıoğlu ve Dara Kırmızıtoprak yürütüyor. Alışveriş merkezi ferah ve sürekli güneşi görebilecek şekilde inşa edildi. Dış kısmı sanki ikinci katman gibi özel ince çelik bir tülle kaplandı. Üst katlarda geniş teraslar yer alıyor. Bu özellikle sigara yasağı düşünülerek geniş olarak tasarlandı. Bu teraslar deniz manzaralı. Bu nedenle restoran kısımlarını buralarda açmayı planladık.

    Perakende sektörünün Ataköy AVM’ye yoğun ilgi gösterdiğini anlatan Gülöz şöyle devam etti:

    Hedefimiz yüzde 90 doluluk oranıyla AVM’yi açmak. Burada pek çok iddialı marka, farklı konseptleriyle yer alacak. English Home, evlilik temasıyla ilk mağazasını açacak. US Polo’nun ilk çocuk mağazası burada olacak. Pazar yerinde Hanımeli’nin yanı sıra geleneksel ürünlerin satıldığı özel bölümler yer alacak. Kayseri’den özel pastırma gelecek. Sokak çiçekcisi yine bu alanda yer alacak. Hedefimiz her ay 500 bin kişiyi alışveriş merkezinde ağırlamak.

    12 Nisan 2010 Pazartesi

    İnternette ‘ticari sır’ pazarı açtılar.

    Sorunlu kredi ve çekleri bulunan şirketlerin bilgilerini internet üzerinden indirilen bir programla paylaşıma açan Kobisoft, yüzlerce şirketi deşifre etti. Şirketlerin ticari sırlarını 500 TL’ye rakip firmalara satan Kobisoft’un yetkilileri veri tabanının Merkez Bankası’na ait olduğunu söyledi. Merkez Bankası yetkilileri ve hukukçular ise “Bu iş yasadışıdır” dedi.

    Temiz ve sorunsuz ticaret amacıyla kurulan ancak yüzlerce şirketi deşifre eden http://www.xkobi.com/ adlı internet sitesi kredi borcu ve sorunlu çekleri bulunan şirketlerin bilgilerini internette paylaşıma açtı. Türkiye’de 9 ilde ofisi bulunan ve merkezi İstanbul’da olan Kobisoft şirketine ait sitedeki ticari bilgiler, rakip firmalara 500 TL giriş ücreti ödenerek satılıyor. Bu bilgiler arasında daha çok şirketlerin sorunlu kredi ve çekleri bulunuyor.

    Kullanmak da yasal değil

    Merkez Bankası yetkilileri, bu bilgilerin sadece bankalarla paylaşılabileceğini belirterek, “Bu konuda çok şikayet alıyoruz. Ticari ve kişisel sırların paylaşılması kesinlikle yasal değildir” dedi. Sadece programı satanların değil kullananlarında suç işlediğini söyleyen Galatasaray Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğretim üyesi Prof. Hakan Üzeltürk, “Bu tür bilgileri paylaşmak kesinlikle yasal değildir” diye konuştu.

    Yasal işlem başlatıldı

    Şirketin pazarlamacıları, programı satabilmek için “Merkez Bankası’nın veri tabanını kullanılıyoruz. Yasal bir işlem yapıyoruz” diye kendilerini savunurken, Kobisoft Koordinatörü Murat Yalkın, kara listenin üyelerden gelen bilgilerle oluşturulduğunu belirtti. Yaptıkları işin yasal olduğunu vurgulayan Yalkın, şirketin pazarlamacılarını da, “Biz bu sistemi müşterilerden gelen bilgilerle oluşturduk. pazarlamacılar ise programı satabilmek için bazen ‘Merkez Bankası’nın veri tabanını kullanıyoruz’ diyorlar. Böyle bir şey yok” diye konuştu. Merkez bankası yetkilileri de, bu tür bilgilerin paylaşıma açılmasının kesinlikle yasal olmadığını ifade ederek, bu tür firmalara karşı yasal işlem başlattıklarını söyledi.

    Belgelerin gizliliği

    Bir şirketin bankalarla veya ticari işletmelerle yaşadığı maddi sorunların başka firmalarca ele geçirilmesinin yasa dışı olduğunu söyleyen Prof. Hakan Üzeltürk, şu değerlendirmeyi yaptı: “Bilgi paylaşımını Merkez Bankası sadece bankalarla yapabilir. Bu bilgiler el altında sızıyorsa bu da önemli bir suçtur. Belgelerin gizliliği gerekli kanunlarda belirtilmiştir. Bu programla bunlarda ihlal ediliyor demektir. Bu durmada önemli bir suç işleniyor.”

    BDDK inceledi geri dönüş olmadı

    Müşterilerden gelen bilgilerle kara liste oluştururken gerçek belgeler aradıklarını söyleyen Kobisoft Koordinatörü Murat Yalkın, şöyle konuştu: “Geçtiğimiz günlerde Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) yetkilileri sistemi inceledi. Ancak henüz bize geri dönüş yapılmadı. Bu sistem ve bilgi havuzu firmalardan gelen bilgilerden oluşuyor. Bünyemizde bulunan çalışanlar arasında Bankacılar ve Serbest Piyasa İstihbaratçıları Derneği’nden gelenler de var. Biz mevduat hesabını sorgulamıyoruz. Bu bilgiyi almamız imkansız bir şey. Burada piyasada ayıplı yaptığı bir ticaret varsa bu bilgiye TC numarası üzerinden ulaşılmasını sağlıyoruz. Ayıplı yaptığı ticaret karşılığında negatif durumu varsa bunu paylaşıyoruz. Bu sistem iş yapmak isteyene yol gösteriyor. Sıkıntılı firmalarla çalışmasını önlüyor.”

    Kontörlü sorgulama

    1 hafta boyunca takip ettiğimiz siteden programı bilgisayarımıza indirmek için önce şirketin İstanbul ofisine gıda firması olarak kendi bilgilerimizi bıraktık.
    2 gün boyunca şirketin İstanbul ofisinden yanıt bekledik.
    Daha sonra irtibata geçtiğimiz bir yetkili yardımıyla programı bilgisayarımıza indirdik.
    Giriş ücreti olarak 500 TL talep edildi. Ancak deneme yapmadan programı satın almayacağımızı söyledik.
    Daha sonra sistemi denemek için İstanbul’daki bir yetkili bize 10 sorguluk üyelik verdi.
    Daha çok sorgu için para verip kontör yüklememiz istendi.
    Kobisoft programını nasıl kullandı.
    3 dakika sonra

    Programda önce şahıs sorgulamalarını yaptık.

    Sorgulamasını yaptığımız kişinin adı ve soyadı ile TC kimlik numarasını sisteme girdik.
    Yaklaşık 3 dakikalık beklemeden sonra şahsa ait sorunlu kayıt olmadığı bilgisine ulaştık.
    Bu şekilde 4 kişiyi daha sorguladık ancak sorunlu bir kayıt bulamadık.

    Sorunlu krediler

    Daha sonra vergi numarası ve vergi dairesini bulduğumuz bir şirketi sisteme girdik.
    Liste sırasında kırmızı renk alan şirket adında sorunlu kayıtlara ulaştık.
    Analiz sonuç detayını istediğimiz şirketin karşılıksız çıkan çek bilgilerini gördük.
    Bu bilgilerde evrak numaraları, tarihleri ve çekilen krediler vardı.

    İhbar Et, Para Kazan

        Her bir muhbirin cebine ortalama 8 bin 800 lira girdi. 2007 yılında ise ihbarda bulunan 87 kişiye toplam 613 bin lira (kişi başı 7 bin 045 TL) ödenmişti. Gelir İdaresi Başkanlığı, kendisine gelen her ihbarı ayrıntılı şekilde inceliyor. Denetimlerde ihbar doğru çıkarsa muhbire, tespit edilen vergi kaçağının ve kesilecek cezaların yüzde 10'u kadar ikramiye veriliyor. İkramiyenin üçte biri verginin kesin olarak tahakkukunda, üçte ikisi ise verginin tahsilinden hemen sonra ödeniyor.


        Maliye'ye 2008 yılında vergi kaçağına ilişkin toplam 4 bin 763 ihbar dilekçesi geldi. Bu rakam, 2007 yılında 3 bin 636 olmuştu. İlgi gören ödüllü ihbarcılık sisteminin kamuoyunun yakından tanıdığı pek çok ünlü ismi de birbirine düşürdüğü belirtiliyor. Edinilen bilgilere göre vergi dairelerinin kapısını çalan ihbarcılar arasında Türkiye'nin önde gelen sanatçıları da yer alıyor. Bakanlık yetkilileri, magazin dünyasının gündeminden düşmeyen sanatçıların birbirlerini vergi kaçırdıkları yönünde şikâyet ettiğini vurguluyor. İhbar ikramiyesi için birbiri hakkında vergi kaçırdığı iddiasında bulunanlar arasında baba-oğlun bile bulunduğu belirtiliyor.
    Maliye, vergi ihbarlarını teşvik etmek için verilen ödül miktarını da tespit edilen kaçak tutarının yüzde 10'undan 15'ine çıkarmayı planlıyor. Etkin denetimin yanı sıra kanunun eski olmasından kaynaklanan bir sorun olduğunu belirten Maliye kaynakları, "78 yıllık bir kanunla vergi ihbarcılarına ödenen para herhangi bir şekilde artmıyor. Bu da ödülü cazip olmaktan çıkarıyor." dedi.

    kaynak:Zaman