13 Kasım 2010 Cumartesi

Evden Çalışan Kadınlar Hangi İşleri Yapıyor


İngiltere'nin bazı bölgelerinde kadınlar evde soğan doğrayarak para kazanıyor.

PORTEKİZ'E bağlı Madeira Adası'nda binlerce kadın evde sepet örerek hayatını kazanıyor.


Bulgaristan'da evden çalışan kadınlar ıhlamur, kuşburnu (bubuş) vb... toplarken


HİNDİSTAN'DA ise evde yapılan işler arasında en yaygın olan tütsü.

Evden Çalışan Kadınlar

Hangi ev işleri yapılıyor?
BUNLARDAN ilk akla gelen tekstil... 1996 tarihli bir araştırmaya göre, tekstil firmalarının yüzde 40'ı evlere iş veriyor. Diğer sektörlerde evde iş yapan kadın sayısı da azımsanmayacak kadar fazla. Oyuncak parçalarının montajından paketlemeye, kibrit kutulamadan tükenmez kalem montajına kadar birçok iş, kadınlar tarafından evde yapılıyor.

Sosyal güvenceleri yok
GENEL OLARAK baktığımızda kendi hesabına, "parçabaşı" dikenler de var, bir patrona bağlı olarak çalışanlar da... Her iki grubun ortak yanı ise; herhangi bir sosyal güvencelerinin olmaması. Dünyaya baktığımızda, evde çalışan kadınların örgütlenmiş olduklarını görüyoruz.
Evde çalışan kadın örgütlerinin temsilcileri, "Türkiye'de ev eksenli çalışan kadın işçiler" adını taşıyan bir toplantı düzenliyor. BM Kadın Fonu tarafından desteklenen toplantı, 23-27 Ekim tarihlerinde İTÜ Maçka Sosyal Tesisleri'nde gerçekleştirilecek.
Toplantıda Afrika'dan, Hindistan'a birçok ülkeden kadınlar çalışmalarda yer alacak. ABD, İngiltere, Yunanistan, Hindistan, Portekiz ve Özbekistan'dan gelen kadın akademisyenlerin yanı sıra Türkiye'den Doç. Dr. Şemsa Özar, Prof Dr. Ferhunde Özbay, Ayda Eraydın ve Yıldız Ecevit de birer tebliği sunacaklar.

DÜNYADA NASIL?
TÜRKİYE'DE evde çalışan kadınların sosyal güvencesi yokken, dünyadaki kadınların durum da örgütlü oluşlarının dışında bizden farklı değil. Orada işler daha çeşitli. Örneğin İngiltere'nin bazı bölgelerinde kadınlar evde soğan doğrayarak para kazanıyor.
PORTEKİZ'E bağlı Madeira Adası'nda binlerce kadın evde sepet örerek hayatını kazanıyor.
HİNDİSTAN'DA ise evde yapılan işler arasında en yaygın olan tütsü.
Kadınlar  Evde çalışmak Evden çalışmak hakkinda aciklamalar Evde çalışmak Evden çalışmak konusunda bilgiler.

Evde oturan erkek-çalışan kadın!


Bir kız arkadaşım sinirli bir şekilde beni aradı, ilk lafı da "Bu erkeklerin çocuk tavırlarından bıktım!" Sizin gibi ben de anlamadım tabii ki, ne olduğunu sordum. Meğer, takıldığı genç erkek arkadaşı ilk kez onun evine gitmiş uyandıkları sabah "senin bu bahçeyi biraz adam edeyim, ben burada yaşarım yahu" diye esprili bir dille yaklaşmış kıza. Arkadaşım da bunu duyunca delirmiş tabii, "Burası benim evim, bana kadar bir yaşam alanı var, bahçeme karışamazsın. Ne zaman seninle bir eve çıkarız o zaman beraber yaşamaya başlarız, o zaman bahçeyi de düzenlersin, garajı da" deyip çocuğu evden postalamış. Kadınla erkeğin yer değiştirdiğinin güzel bir kanıtı! Eskiden yuva hayali kuran genç kızların yerini şimdilerde küçük adamlar aldı. Hali vakti yerinde bir kadın buldukları zaman evlerine çökmek, mümkün olduğu kadar çalışmamak, kız arkadaşı ona ne hak görürse hiç sıkılmadan kabul edip sesini çıkarmamak mottoları. Kadını ne derse o yani! Ona dokunmayıp, bir iş yapmasını istemesinler de ne olursa olsun! Yani günümüz erkekleri kadınlar tarafından bakılmak istiyorlar artık, başka boyuta geçtiler. Ama diğer taraftan da erkekliklerini sürdürüyorlar tabii ki. Buzdolabına bir tane bir şey koymayıp, eksikliğinde de hesap sorabiliyorlar.
ÇOKPARTNERLİ DÖNEM
Bu durum, kadınların "çok partnerli" döneme geçişini sağladı doğal olarak. Eskiden erkeklerin 3-5 partneri varken, şimdi kadınlarda bu durum hâkim. Her gece başkalarıyla takılanlar kadınlar oldu günümüzde. Erkek, kendi arkadaşlarıyla tatile gidiyorsa kız arkadaşı da kız kıza bir yerere gitmek yerine, koşuyor diğer sevgililerinin yanına. Kadınların bu kadar güçlü olmasının bir diğer nedeni ise artık kadınların üzülme sınırlarını kendileri belirliyor olmaları. Erkekleri analiz edip adam evliyse ona göre, ruhsuzsa ona göre davranıp çok fazla takmamaya çalışıyorlar. Gözü yaşlı, kalacak yer arayan erkeklerin çoğaldığını eminim siz de fark etmişsinizdir.
HEM GÖZE HEM KULAĞA
Yaz mevsiminin geldiğini anladığımız şeylerin başında gelen festivallerin en babası İstanbul Caz Festivali de başladı. Bünyesindeki 50 konserle İstanbullulara hatırlanacak zamanlar geçirtecek olan Caz Festivali'nin bu seneki bence en önemli konuğu Seal! Matraş sponsorluğunda verilecek olan konserde enfes bir müzik döneceğine eminim. Son albümündeki swing dokulu şarkıları bizimle paylaşacağını düşünüp heyecanımı katlıyorum. Konserle ilgili en çok merak edilen konu da tabii ki Seal'le beraber top model Heidi Klum'ın da gelip gelmeyeceği. Seal'm performanslarını kaçırmadığı gerçeği umudumuzu artırıyor. Bir başka merak edilen de Grace Jones konseri. Hani gerçek bir deliyi sahnede izlemek enteresan olacaktır eminim. Bir de 13 Temmuz gecesi Esma Sultan'da konser verecek olan Lisa Ekdahl'ı tavsiye etmem gerekir. Ülkemizde çok ünlü olmasa da harika bir caz piyanisti ve vokalisti olan Ek-dahl ayrıca çok da seksi bir kadın. Her zaman böyle "hem göze hem kulağa" fırsatı gelmez önümüze değerlendirmek lazım!
Adımı kalbine yaz, hatırla!
Valla benim dinlediğimde albüm bitmişti, hatta en geç 14 Temmuz Çarşamba günü piyasada olacaktı. Geçmiş zamanla konuşuyorum, çünkü Tarkan bu, işine karışılmaz! Albümün asıl olayı ise Tarkan'ın muhteşem çıkış şarkısı. Adımı Kalbine Yaz adlı bu şarkıyı Bilge'den ayrıldıktan sonra yazan Tarkan, duygularını o kadar samimi ifade etmiş ki etkilenmemek mümkün değil. Savulun, bu sefer gerçekten Tarkan geliyor!

Evde Çalışan Kadınlar Ve Sorunları

Evde ama bir başka evde bir oda hayal edin...Her taraf kot pantolon, kot etek, kot çanta, kot bluz, kot ceket...Yine boncuklar, taşlar, iplikler....

Hayal gücümüzü zorlayacak düzeyde, ancak su gibi, ekmek gibi gerçek evlerin gerçek odaları bunlar... Ve kadınlar özellikle büyük şehirler de hiçbir istatistikte yer almayan, varlıkları bilinmeden, tam bir arı kolonisi gibi çalışıyorlar.Kot pantolonların paçalarına taş işlemekten, mandal parçalarını birleştirip mandal yapmaya; tezgahlarda ya da büyük giyim mağazalarının vitrinlerin de ki aksesuarlara kadar bir çok farklı ürünü elleriyle işliyorlar...

Türkiye gibi işsizliğin çok büyük rakamlara ulaştığı, çalışma yaşamının evli ve çocuklu kadınlara göre düzenlenmediği , özellikle büyük şehirler de kadınların neredeyse ev hapsi yaşadığı koşullarda; bazen evde çalışmak bir çok sıkıntıyı ortadan kaldırıyor. Ortadan kalkan en büyük sıkıntı çocukların bakımı ve ulaşım problemleridir.Yoksul bir aile de annenin asgari ücretle işe girmesi, ancak çocukların bakımını üslenecek bir yakının ve iş yerinin eve yürüme mesafesinde olmasıyla mümkündür. Bu nedenler dışında ki nedenler; örneğin kadının eğitimsizliği, kadın cinsiyetine yönelik baskılar nedeniyle evde aile bütçesine katkı sağlayabileceği bir işi yapmak, kadınlar açısından evde çalışmayı daha da uygun hale getirmektedir. 

Kadının ev içinde ki görünmeyen emeği, son derece bunaltıcı, sürekli tekrar eden ve kadını tüm gelişmelere dışarı da ki hayata kapatan bir özelliktedir. Üstelik evde yaptığınız işin süresi, molası, tatili yoktur. Bu zeminin üzerine bir de evde yapmak üzere aldığınız bir işi düşünün: İş haftalık bir iş...500 tane kot çantanın üzerine çiçek işleyeceksiniz renk renk taşlarla. Yanınıza en az beş kişi bulacaksınız, çantanın tanesi 500.000 liradan işi hiç hatasız ve süresinde teslim edeceksiniz. Günde en az 12-13 saat çanta işleyip, çocukları okula gönderip, yemek, alış veriş ve temizlik yapacaksınız. Evde bakıma ihtiyacı olan bebeğinize ya da kayınvalidenize bakacaksınız, her türlü hizmeti artık aile bireyleri dışında, çantaları birlikte işlediğiniz komşulara akrabalara vermeye devam edeceksiniz. Çünkü, işi organize eden sizsiniz.

Sürekli oturarak çanta işleyip, bulduğunuz ilk fırsatta evin içindeki işleri yetiştirmeniz gerektiği için sürekli ayakta ve çok hızlı olacaksınız. Bir süre geçtikten sonra beliniz ve boynunuza ağrılar yerleşmeye başlayacak. Ama zaten fazla sayıda doğum, kötü beslenme, rutubetli bir evde yaşamaktan kaynaklı alışkınsınız bir çok ağrıya. Ve toplumun en savunmasız, en ağır işçilerinden biri olarak, evin dışında ki hayattan tamamen izole olacaksınız. Ancak tüm bunlara rağmen annesiniz, eşsiniz ve eve az da olsa para girecek, çocuğunuzun okulunda eğitime katkı payını, çocuğunuzun harçlığını vereceksiniz içiniz rahatlayarak...

Ve artık bekleyeceksiniz bir daha ne zaman iş getirecek, sizi düşünen, kollayan o tanıdığınız... 

Evde çalışan kadınların kooperatifi, taşeronu alt etti

İstanbul Avcılar'da, 8 ev kadınının aile bütçesine ek gelir sağlamak amacıyla kurduğu Ev Eksenli Çalışan Kadınlar Küçük Sanat Kooperatifi, 5. yılında bölgedeki taşeron şirketlerin tekelini yüzde 90 oranında kırdı. Kemer, paketleme, oyuncak, anahtarlık, penye işlemeleri, boncuk gibi işleri yapan kooperatife kadınlar, kuruluş aşamasında Dünya Bankası'ndan ve çeşitli projelerden destek alsalar da bugünlerde kira masrafını bile ödemekte güçlük çekiyor. 
Adana, Hakkâri, Batman illerindeki benzerleri gibi yerel yönetimlerden destek alamadıklarını ifade eden kadınlar, destek eksikliğini ise Avcılar'ın diğer bölgelere nazaran düşük işsizlik oranına sahip olmasına bağlıyor.
Ev Eksenli Çalışan Kadınlar Küçük Sanat Kooperatifi üyesi Semra Billur, 24 resmi üyelerinin bulunduğunu, işin yoğunluğuna göre 100 kişiye ulaşabildiklerini söylüyor.
Günde 1-5 saat arası çalışan kadınlar, ayda yaklaşık 100 ile 300 YTL arasında ek gelir elde ediyor. Üniversite bitirip evinde anahtarlık yapan kadınların yanı sıra penyeye boncuk işleyen erkeklerin de yer aldığı kooperatifte, imam nikâhıyla yaşayan kadınlara resmi nikâh yapılması ve çeşitli el sanatları kursları düzenlenmesi gibi destekler de veriliyor. Kooperatif 5 yılda, M-Store, Detay Triko, Adil Işık, Ece Fermuar, Nokia gibi firmalara iş yapmış.

Kooperatifle kesintiler azaldı
Ev işlerinden arta kalan zamanda yaptıkları "işler"den, taşeronların yüzde 50'ye varan kesintilerinden bıkan Avcılar bölgesindeki kadınlar, birlikte hareket etme kararı alarak, 2002 yılında "Ev Eksenli Çalışan Kadınlar Küçük Sanat Kooperatifi"ni kurdu. Kesintilerin kadınlarda kalmasını sağlayan kooperatif, sadece büro masraflarının karşılanması için kadınlardan yüzde 10 kesiyor.
Ancak işlerin durgun olması nedeniyle kira masraflarını bile ödemekte güçlük çektiklerini anlatan Semra Billur, yine de bölgede evine iş alan kadınların büyük çoğunluğunun kooperatife üye olmayı istediğini söylüyor. Billur, "Artık Avcılar'da bu işin yüzde 90'ını biz yapıyoruz" diyor.
Kooperatif üyesi Ayşe Şahin ise evde çalışan kadınlar için sigorta sisteminin gelişmediğini, kooperatif kurulmadan önce yaptıkları işin karşılığını alamamak dahil birçok zorlukla karşılaştıklarını söylüyor. Kurum olarak faaliyet göstermelerinin ise şirketlere güven verdiğini anlatan Şahin, "Çevremizde dönemsel olarak bizimle çalışan, destek veren kadınlar var ve işleri yetiştiremememiz söz konusu değil. Ancak iş bağlama noktasında, girişimcilik tarafında eksiğimiz var" diye konuşuyor.
Kooperatif üyesi kadınlar, hazırladıkları bazı triko işlemelerinin yurtdışına da satıldığını belirtiyor. Hazırladıkları malların tedarik ve nakliyesini ise firmalar sağlıyor.

Üniversite mezunu bile çalışıyor
Özellikle sanayi bölgelerine yakın semtlerde ek gelir sağlamak için yapılan ev işleri, sadece ev kadını anneleri kapsamıyor. İşin yoğunluğuna göre babalar ve çocuklar da çalışmaya katılabiliyor. Üniversite bitirip evinde anahtarlık yapan kadınlar ve penyeye boncuk işleyen erkekler de kooperatifte çalışmış. Kadınlar boncuk işlemede uzun süre çalışmaları halinde göz bozuklukları yaşayabiliyor veya günlük 3 saatten fazla çalışınca fizik tedaviye gitmek zorunda kalabiliyor. Tüm bu süreçten kazandıkları ise genelde ev eşyalarının taksitlerini ödemek oluyor. Kadınlar işledikleri penye başına 1 YTL, kemer başına 100 kuruş, yaptıkları anahtarlık başına 20 kuruş, fermuar başına 50 kuruş ve askı başına 40 kuruş ücret alıyor.


Kooperatif üyesi kadınlar ne diyor?
Sevim Soytürk: Kooperatifi çocuğumu okula götürürken fark ettim ve üye oldum. Evde yaptığım işlerden kazandıklarımla halı ve koltuk takımı taksitlerini ödedim. Biz o penyelerin üzerine boncuk işleyince 70 liraya satılıyor, işlemesek 20 lira etmez.

Kezban Tutun: Kuruluşundan itibaren kooperatifte aktif üye olarak yer alıyorum. Maddi imkânsızlıklar oğlumun eğitimine engel olmaya başlayınca, evimde yaptığım işlerden kazandıklarımla Çorlu'da okuyan oğlumun üniversite masraflarını karşıladım.

Mahmure Arıcı: Kedime mama almaya gidip, gelirken kooperatifi fark ettim. Daha önce gelinlik ve örme firmalarıyla çalıştım. Kazandıklarımla çocuğumun servis masraflarını ve mutfak ihtiyaçlarını karşılıyorum. Çözemediğimiz sorunlarımız olunca da birbirimizle dayanışma sağlıyoruz.

Çalışan kadın daha mutlu iddiası

Ev kadınlarının çalışan kadınlara oranla evliliklerinden daha az memnun olduklarını açıklandı. İşte çalışan kadının mutlu olmasının nedenleri

Atatürk Üniversitesi Hemşirelik Yüksek Okulu Halk Sağlığı Hemşireliği
Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Behice Erci ev kadınlarının
çalışan kadınlara oranla evliliklerinden daha az memnun olduklarını söyledi.

Doç. Dr. Erci yaptığı açıklamada kız çocuklarının eğitiminin önemine dikkati çekerek ebeveynlerin özellikle kız çocuklarının geleceğini düşünerek en iyi şekilde eğitim almaları için imkanlarını seferber etmesi gerektiğini vurguladı.

Yaptıkları bilimsel bir çalışmada çalışan kadınların ev hanımlarına oranla evliliklerinden daha fazla memnun olduklarını belirlediklerini anlatan Erci "495 kadınla yaptığımız araştırmada ev kadınlarının evliliklerinden daha az memnun olduklarını belirlemiştik" diye konuştu. Bunun altında çeşitli nedenler olduğunu ifade eden Doç. Dr. Ercişunları söyledi:

"Ev hanımlarının evliliklerinden memnun olmamalarının nedeni; evlilik beklentilerinin karşılanmamasıdır. Fakat çalışan kadın hem evde hem daha üretken olduğu başka alanlarda uğraş veriyorlar. Bu da evliliklerinde daha mutlu olmalarını sağlıyor.

Kadının çalışması gerek ruh gerekse beden sağlığı açısından da çok önemli. Çalışan kadının kapasitesi arttığıüretken olduğu isteklerinikabul ettirebildiği ve maddi bir kazancı olduğu için yaşam sevinci daha fazla."Yapılan bir başka bilimsel araştırmada da ev kadınlarının ruhsal problemlerinin daha fazla olduğunun belirlendiğini sözlerine ekleyen Erci"Çalışan kadın üretmenin sevincine yaşıyor. Bu da evlilikteki memnuniyeti artıyor" dedi

Ayda 100 TL ile ekonomik özgürlüklerini kazanıyorlar

Aracıların fabrika ya da fabrikalara çalışan atölyelerden aldıkları pul, boncuk dikme gibi fason işleri evde yapan kadınlar, bir ayda kuruş kuruş biriktirdikleri 100-150 lira gibi çok düşük gelirle aile bütçesine katkıda bulunuyor. Avcılar`da ev ekse

Aracıların fabrika ya da fabrikalara çalışan atölyelerden aldıkları pul, boncuk dikme gibi fason işleri evde yapan kadınlar, bir ayda kuruş kuruş biriktirdikleri 100-150 lira gibi çok düşük gelirle aile bütçesine katkıda bulunuyor. Avcılar`da ev eksenli çalışan kadınlar ise, firmadan aracısız iş almak için kurdukları kooperatifin çatısı altında 50 lira fazla kazanmanın mutluluğunu yaşıyor. Kooperatifin yeni hedefi aylık geliri asgari ücrete denk getirmek. Kooperatif de dahil, örgütlenmekte olan ev eksenli çalışan kadınlar bunun için Çalışma Bakanlığı`na veAsgari Ücret Tespit Komisyonu`na başvurmak üzere bir imza kampanyası başlatıyor. İki yıldır Küçükçekmece`deki evinde, hiçbir zaman mağazadan alıp da giyemeyeceği bluzlara, kazaklara, kendi yatağına örtemeyeceği örtülere pul, boncuk diken 3 çocuk annesi Şükran, işlediği penye başına 70 kuruş kazanıyor. Günde 5 tane yapabilirse 100 lirayı aşıyor aylık geliri. Kazancı az da olsa bu zamanda evde boş durmaktan iyi olduğunu, aile bütçesine katkıda bulunduğunu söylüyor. Memur olan eşinin maaşı ev kirası ve faturalara ancak yetiyor. Şükran da, çocuklarının harçlığını veriyor. İşi doğrudan alamadıkları için az kazandığının farkında olan Şükran, `İşi biz yapıyoruz, kaymağını başkaları yiyor.` diyor. Kendisini çalışan bir işçi gibi göremiyor ama kazancını eline alınca kendisini daha iyi ve güvende hissettiğini söylüyor. Kadınlar katkıda bulunmasa erkeklerin ev geçindirmekte çok zorlanacaklarını söylemekten de geri durmuyor. Şükran ve aynı mahalledeki aracıdan iş alan, evde bir işçi gibi çalıştığı halde hiçbir sosyal güvencesi olmayan diğer, kişilerin doğrudan firmadan iş almak üzere örgütlenmek ve daha çok kazanmak gibi bir düşünceleri hiç olmamış. Aksine, kendilerine iş verdiği için aracı hanıma teşekkür ediyorlar. Çünkü, bu işi yapacak çok kişi var. Avcılar`da Ev Eksenli Çalışan Kadınlar Küçük Sanat Kooperatifi`nin ortakları ise, aracılardan kurtulup doğrudan firmadan iş alarak gelirlerini artırmanın mutluluğunu yaşıyor. 1996`da İstanbul`daki Habitat toplantısında, Hindistan`dan SEWA (Serbest Çalışan Kadınlar Örgütü) adlı sendikanın çalışmalarını gördükten sonra örgütlenme çalışmalarına başlayan Oku ve 7 arkadaşı, kooperatifi 2002`de kurmuş. Şu anda 40 üyeleri var. Bir triko firmasından aldıkları ürünlere pul ve boncuk dikerek ayda yaklaşık 180 lira kazanıyorlar. Fermuar işi yaparken aylık gelirlerinin asgari ücrete yaklaştığını belirten Pervin Oku, `Hiçbir sosyal güvencemiz yok, çünkü firmalar bizi işçileri olarak kabul etmiyor. Kooperatif olarak firmayla işçiler arasında aracı vazifesi görüyoruz. Aylık gelirimiz asgari ücrete denk gelsin diye parça başı ücrete bir alt sınır tespit edilsin istiyoruz. Bunun için imza kampanyası düzenleyip Ankara`daki yetkililere ulaştıracağız. Kooperatif de bir zamanlar hayaldi. Asgari ücretin bir gün gerçekleşeceğine inanıyoruz.` diyor. Ev Eksenli Çalışan Kadınlar Çalışma Grubu üyesi Nazik Işık, aracıları atlayarak geliri yükseltmek ve işin karşılığını düzenli alabilmek için örgütlenmenin bir çözüm olduğunu söylüyor. Nazik Işık, kooperatif kurmanın avantajlarını şöyle anlatıyor: `Kooperatif ile fason iş bağlantıları aracısız yapılabilir veya toplu işlere malzeme alırken fiyat düşürülebilir. Bu şekilde öncekinden daha fazla kazanmış olur, sürekli iş elde edebilir, geliri garantilenir, ödemelerini düzenli alabilir. Ayrıca farklı örgütlenmeler bir araya gelebilirse sigorta ve sendikal haklar da elde edilebilir. Çok büyük ücretlerden değil, ayda 40 lira kazanacağına 80 lira kazanmaktan söz ediyoruz. Rakam küçük gibi görünebilir ama bu aldatmasın, gelir yüzde yüz artırılabilir. Bütün dünyadaki araştırmalar gösteriyor ki, kadınların gelirlerinin artması çocukları çok olumlu etkiliyor. Fazladan her 1 lira çocuklara daha iyi beslenme ve eğitim olarak dönüyor.` Türkiye`de en az 8 kadın bir araya gelerek kendi kooperatifini kurabiliyor. Kooperatifleştikten sonra yasal hakları kullanabilmek ise, iş aldıkları zaman kontratı nasıl yaptıklarına göre değişiyor. Ev eksenli çalışanlar işçi olduklarını ispat edemiyor Ev eksenli çalışanlar çalışma statülerine göre farklı kanunlara muhatap oluyor. Örneğin, satmak için bir şeyler üretip kenara koyan bir kadın serbest çalıştığı için ancak Bağ-Kur`lu olabilirken, firmadan ya da kişiden iş alan 4857 sayılı yeni İş Kanunu`na göre işçi sayılıyor. Ancak işçi olarak yasalardaki tüm haklardan yararlanabilmek için öncelikle o firmanın işçisi olduğunu ispat etmek gerek. Bunun için iş müfettişliğine başvurup kendini ihbar etmek bir yöntem. Ama firmalar bordro doldurmamak, fatura kesmemek, ürünlerin marka ve etiketlerini sonradan eklemek, işin örneğini bile bırakmamak gibi yöntemlerle ispatı önlüyor.

3 Kasım 2010 Çarşamba

Avantajix ile İnternet Alışverişlerinizden Para Kazanabilirsiniz


 Avantajix
Avantajix
Avantajix alışverişlerinizden para kazanma sistemi
Avantajix nedir?Avantajix internet üzerinden para dağıtan teknolojik bir platformdur.
Avantajix’te listelenmiş bir mağazaya girip oradan alışveriş yaptığınızda, mağaza Avantajix’e bu alışveriş karşılığında bir komisyon öder.
Avantajix kendisine ödenen bu komisyonun tamamını -evet, %100’ünü- size “para iadesi” adı altında geri verir.
İnternet hayatımıza girdiği günden beri artık hayatı onsuz düşünemez olduk. Artık onunla haberleşiyor, onunla araştırıyor, onunla alışveriş yapıyoruz. Bu durum yepyeni hizmetlerin ortaya çıkmasına da imkan tanıyor. Bunlardan biri de Türkiye’nin ilk ve tek “Para İade Sitesi” olan Avantajix.
Sitenin kurucu ortaklarından Güçlü Kayral’a göre “Türk halkının hızla büyüyen bir oranı internet üzerinden şu veya bu şekilde para harcıyor. Ama internetin tüm avantajlarından haberdar olduğunu söylemek zor.” Kayral bu tezini şöyle açıklıyor: “İnternette alışveriş yapanlar, reklamlar, haberler veya arkadaşları vasıtasıyla haberdar oldukları sitelerden alışveriş yapıyorlar. Bunlardan bir bölümü de karşılaştırma siteleri vasıtasıyla daha uygun fiyatlar bulabileceklerini düşünüyorlar. Ama her arkadaş herşeyi bilmediği gibi, her karşılaştırma sitesi de başka bir sonuç veriyor. Bu nedenle yurtdışında çok başarılı olmuş ama Türkiye’ye daha önce girmemiş bir sistemi getirdik: Para İade Sistemi.”
Bayi komisyonunu müşteriye geri ödeyen bayi: AvantajixAvantajix’in bir diğer kurucu ortağı olan Tunç Buyurgan siteyi ve sistemi şöyle anlatıyor: “Türkiye’de ticaret öteden beri alıcıyla satıcının fiyatta pazarlık yapması üzerine kurulmuştur. Öyle ki bu artık bir oyun halini almış, satıcılar da fiyatlarına “pazarlık marjı” denen miktarı ilave etmeden fiyat belirlemez olmuşlardır. İnternetin gelmesiyle pazarlık imkansız hale gelmiştir. Buna Alışveriş Merkezlerindeki artık fiyat tartışılmasının ayıp olduğu fiks etiketli sistem de eklenince Türkiye birdenbire Avrupa’nın en pahalı ülkelerinden biri haline gelmiştir.”
Tespitlerini açıkladıktan sonra çözümün “Para İade Sistemi” olduğunu iddia eden Buyurgan şunları söylemekte: “Aslında yapılacak şey basit. Fiyatlar yine fiks olur, ama bazı mecralarda indirim arayan o eski ve büyük kitleye hitap edebilirsiniz. Çünkü promosyon, avantaj, kampanya, indirim, fırsat.. bunlar sihirli kelimelerdir. Şimdi bu kelimelere bir yenisini daha ekliyoruz: Para iadesi.”
Para iadesinin aslında bayi komisyonundan başka birşey olmadığını da söyleyen Buyurgan’a göre kurmuş oldukları Avantajix.com sitesi, aslında herkesin bayisi olan bir site. Bu site üzerinde çeşitli mağazalar para iadesi öneriyorlar. Hatta aslında onlar hiçbirşey önermiyorlar. Çünkü Avantajix satış yaparsa Avantajix’e bayi komisyonunu ödüyorlar. Avantajix te çok şaşırtıcı bir şey yapıyor: Bu bayi komisyonunun tamamını o alışverişi yapan kişiye ödüyor.”
İşte bu yepyeni bir sistem. İnternetin bayiliği öldürdüğü söylenen bir dönemde bayiliğin internete yepyeni bir kan getirmesi. Buyurgan devam ediyor: “İnternetin bayi ve aracıları öldürdüğü söyleniyor. Bu eksik bir bilgi. Çünkü artık müşteriden komisyon alan aracı ve bayi çağı bitti, müşteriye komisyon ödeyen aracı ve bayi çağı başlıyor.”
İndirim’in indirim olmayan şekli: “Para iadesi”Buyurgan, sistemi anlatırken şunun altını çizmeyi de ihmal etmiyor: “Biz Avantajix’te indirim vermiyoruz. Para iadesi veriyoruz. İkisi başka başka şeyler.”
İndirim yaparken bazen istenmeyen pozisyonlara düşebilirsiniz. Bir kişiye indirir diğerine indirmezseniz ciddiyetinizden şüpheye düşülür. Dün normal fiyattan sattığınız ürünü bugün indirime sokarsanız, dün aynı malı daha pahalıya almış olan müşterinizi kırarsınız. Üstelik indirimi denetleyen kurallar vardır. İndirim belli sezonlarda yapılması gerekir. İndirim yapılan ürün sezondaki ürünün aynısı olmalıdır. Vesaire vesaire. Fakat para iadesi sizin verdiğiniz bir indirim değildir. Para iadesini veren sizin bayinizdir. Yani siz satışı yapan bayiye bayi komisyonu ödersiniz. Eskiden bu komisyon bayinin cebine girerdi, şimdi biz bunu Türkiye’de ilk defa “ne komisyon alırsak hepsini müşteriye geri veriyoruz” diyoruz. Sonuçta indirime benzeyen ama indirim olmayan bir şekil...”
Aslında sistem çok basit. Müşteri www.avantajix.com adresine girip, istediği dükkanı tıklıyor ve o mağazadan alışveriş yapıyor. O mağaza Avantajix’e bayi komisyonunu ödüyor. Avantajix te bunun tamamını “para iadesi” adı altında müşterisine veriyor. Bu sayede aslında alışveriş yapan müşterinin hiç hesabında olmayan bir para yaratılmış oluyor.
Avantajix bu hizmetini sadece üyelerine veriyor. Üyelik bedava. Eğer alışveriş olursa, para iadesinin ilk 10 Lirası senelik hizmet bedeli olarak kesiliyor. Alışveriş olmazsa zaten hizmet bedeli olmuyor. Güçlü Kayral Avantajix’in müşterilerine hiçbir zaman kredi kartı sormadığını, bu yıllık hizmet bedelini de ilk alacakları para iadesinden kestiklerini ve gerisini müşterilerine ödediklerini anlatıyor.
Avantajix’i tanıdıkça sistemin ne kadar enteresan olduğunu da fark ediyoruz. Üzerinden arkadaşınızı çağırınca ödül alabiliyorsunuz. İsterseniz para iadesini kendiniz almayıp bir hayır kurumuna bağışlayabiliyorsunuz. İnternet şüphesiz sürekli yenilik ve fırsatlar dünyası demek.

16 Eylül 2010 Perşembe

Evden çağrı cevaplayan emeklilerin geliri maaşlarını geçiyor

Dilek Hayırlı’nın haberi
İngilizce veya teknik bilgisi olanlar ise 2 bin TL’ye kadar ücret alabiliyor. Günde 150-170 arası telefona cevap veren çağrı merkezi çalışanlarından biri de Deniz Aydoğan. İşini çok sevdiğini belirten Aydoğan, bunda müşteriyle gerçekleştirdikleri ilginç konuşmaların payının büyük olduğunu söylüyor. Avustralya’dan arayan müşteriyle yaşadığı bir anısını şöyle anlatıyor: “Ben konuşurken ezan okunmaya başladı. Müşteri ‘Lütfen susar mısınız?’ deyince bir saygısızlık mı yaptım diye düşündüm. ‘Sadece ezan sesini duymak istiyorum, uzun yıllardır hasretim’ dedi. İnanılmaz duygulandım.”
Emeklilere, öğrencilere ve ev hanımlarına iş imkanı sağlayan ‘Evden Çağrı Merkezi’ hizmetini 2 yıllık geçmişe sahip Callpex firması sunuyor. Projenin 5 aydır pilot bölge seçilen İstanbul’da yürütüldüğünü belirten Callpex Genel Müdürü Oğuz Taşkent, 2010 yılı sonuna kadar 40 olan çalışan sayısını 200′e çıkaracaklarını söylüyor. Sistemi çok kısa süre içinde Anadolu’ya taşıyacaklarını anlatan Taşkent, çağrı merkezinde çalışmak isteyenlerde aranan özellikleri şöyle sıralıyor: “Temel iletişim becerileri kuvvetli, strese karşı dayanıklı, temel eğitime sahip, bunun yanında da özellikle konuşmasıyla karşısındaki kişide güven uyandıran ve müşteriyi ikna edebilme kabiliyetine sahip olmak.”
Erden-Fatoş Yıldırım çifti, 1 yıl önce emekli olmuş. Bir süre emekliliğin tadını çıkaran çift sonra işsizlikten sıkılmaya başlamış. Pek çok firmaya iş başvurusunda bulunan 45 yaşındaki Erden Bey, yaşı nedeniyle kabul edilmemiş. 5 ay önce bir arkadaşları vesilesiyle haberdar oldukları ‘evden çağrı merkezi’ ilanları imdatlarına koşmuş. Şimdi kendi belirledikleri saatlerde evden telefonlara cevap veriyorlar. Evlerinin bir odasını çalışma ofisine çevirdiklerini anlatan Erden Bey, akşam 8-2 mesaisinde çalıştıklarını dile getiriyor. 15 yaşında bir kız çocukları olan Yıldırım çifti, “Dışarıda çalıştığımız zamanlar bakıcısı olsa da aklımız kızımızda kalıyordu. Şimdi onun her şeyiyle ilgilenebiliyoruz.” diye konuşuyor. Fatoş Hanım ise evden çalışmanın kolaylıklarını şöyle anlatıyor: “Bu iş sayesinde trafik çilesi çekmiyorum. Yol masraflarından kurtulmuş oldum.” Emekli maaşı ile geçinmenin zorluğuna da değinen Yıldırım çifti, aylık gelirlerinin kişi başı 750-850 arasında değiştiğini belirterek, “Emekli maaşından fazla para kazanıyoruz.” diyor.
32 yaşındaki Deniz Aydoğan 12 yıllık evli. Daha önceleri büyük bir şirkette santral görevlisi olarak çalışan Aydoğan, çocuğu olduktan sonra işini bırakmak zorunda kalmış. Oğlu büyüdükten sonra kısa süreli işlerde çalışan Deniz Hanım, çok yorulduğunu ve çocuğuna zaman ayıramadığını anlatıyor. 5 ay önce Callpex’e başvuran Aydoğan, part-time çalışıyor. Okul zamanı oğluna vakit ayırmak için gündüz saatlerinde çalışmayı tercih ettiğini dile getiren Deniz Hanım, yazın ise gece mesaisinde çalışıyor. Günde 150-170 arası telefona baktığını anlatan Aydoğan’ın başından kimi zaman komik olaylar da geçiyormuş. Aydoğan, bunlardan birini şöyle anlatıyor: “Sigara bıraktıran bitkisel ürünlerden almak için bir aşiret ağası aradı. Onu kandıramayacağımı, sigarayı bırakamazsa benden şikayetçi olacağını söyledi. 2 ay sonra arayıp çok teşekkür etti, sigarayı bıraktığını anlattı. Şimdi bana torunum diye hitap ediyor.” Deniz Hanım’ın en büyük destekçisi oğlu ve eşi. 10 yaşındaki oğlu Doğukan, çok konuşmaktan ağzı kuruyan annesine çay ve su getiriyormuş. Eve gelen misafirler sesli konuştuğunda ise “Annem çağrıda, sessiz olun” diye uyarıyormuş.

Sizde çağrı merkezi işi ile ilgileniyorsanız. Bu firmalardan biri olan Callpex'e başvurmak için tıklayınız.
Zaman Gazetesi

Teleasistan: Günde 10 TL’ye uzaktan sekreterlik hizmeti veriyor

Bireysel olarak home office çalışan ve bir sekreter istihdam edemeyen ya da ikinci bir sekreter için bütçe ayıramayan kurumsal iş yeri sahipleri için uzaktan sekreterlik hizmeti sunan Teleasistan, size gelen çağrıları günde 10 TL’den başlayan fiyatlarla sizin yerinize cevaplıyor. Üstelik siz ve Teleasistan arasındaki bağlantı için ekstra hiçbir yönlendirme veya farklı bir iletişim maliyeti ödemeden bu sistemden faydalanabiliyorsunuz.

Cevaplanamayan çağrılara, şirket yada home office adına bir merkezden yanıt verilmesini sağlayan bu sistem sistemi ‘uzaktan sekreterlik hizmeti’ olarak tanımlanıyor. Ekstra yönlendirme veya iletişim gideri ödemeden uzaktan sekreter kullanmak isteyen firmalara hizmet veriyor. Şirketin kurucusu Alpaslan Ömür, sistemin altyapısı için 6 ay’dır ciddi bir yatırım ve vakit ayırdıklarını, Sistemin yüksek yatırım yapılmış bir datacenter’da konumlandırıldığını ve aynı anda gelebilecek ciddi miktarda çağrıya cevap verebilir durumda olduğunu belirtti. Ömür, şirketlere uzaktan sekreterlik hizmeti vermenin yanı sıra pek çok müşterilerine de cep telefonlarını yanıtlamak istemediklerinde ya da cep telefonları çekmediği yerlerde cep telefonuna sekreterlik hizmeti vererek destek verdiklerini belirtti.

Ofisiniz için evde yer açma yöntemleri

Dar alanlar, küçük evler, yetersiz odalar… Eviniz ne şekilde olursa olsun kendinize ait özel çalışma alanları oluşturabilmek için bir yöntem bulunur.

1. Dolaplarınızı çalışma istasyonlarına dönüştürün.Kullanmadığınız bir dolabı bilgisayar ve diğer ofis malzemeleri de dahil olmak üzere hem kullanışlı hem de derli toplu bir çalışma istasyonuna dönüştürebilirsiniz.
2. Kumaş veya kağıt perdeler ile odalarınızı bölerek çalışma alanınızı ucuz bir yöntemle özelleştirin.Bazen perde, bazen tavandan sarkan kağıt süslerle yapıyorlar bunu. Bir odayı şık ve ucuz bir şekilde iki odaya dönüştürebilirsiniz.
3. Bazen dar bir kitaplık ya da bazen geniş bir kütüphane tüm sorunu halleder.
4. Panel ayırıcılar kullanın. Panel paravanlar ya da sürgü kapılar profesonel olarak bir odayı ikiye ayırmanıza yardım eder.

Evde çalışma keyifi

Evinizin farklı yerlerinde işlevsel çalışma alanları


İşinizi evden yapıyorsunuz ya da yapmıyorsunuz. Pek çok kişi için evinin bir köşesinin çalışma alanı olması vazgeçilmez bir ihtiyaç. Bilgisayarınızı koyabileceğiniz, fatura işlerinizi halledebileceğiniz, kitabınızı okuyabileceğiniz sessiz bir köşeye kim hayır diyebilir ki?
Yeriniz kısıtlı olsa da çalışma alanı hazırlamanın pek çok yolu var. Örneğin oturma odaları için en ideal çalışma üniteleri içlerinde entegre bir masa, bol raf, çekmece barındıranlardır. Siz de evinizin farklı alanlarını artık çalışma köşeleri olarak değerlendirebilirsiniz.
Neye ihtiyacınız olduğunu belirleyin
Çalışma alanınızın nasıl olması gerektiğine karar verin ve sahip olduğunuz alanları gözden geçirin.
Odanın işlevini belirleyin!
”Yeni çalışma odanızı ne sıklıkla ve ne için kullanacaksınız?” sorusu neye ihtiyacınız olduğunu da gösterir. Eğer evden çalışıyor ya da çalışmayı planlıyorsanız bilgisayarınız için alandan daha fazlasına gereksinim olacak.
 
Hangi durum size uygun?
  • Evde yarı/tam zamanlı çalışıyorum.
  • Ara ara faturalarımı kontrol edebileceğim, mektup yazabileceğim bir köşe istiyorum.
  • Çocukların bilgisayarı rahat
  • Dosya/klasörleri düzenli biçimde saklayabileceğim bir alan istiyorum.
Gerçekçi olun
Çalışma köşeniz/odanız için uygun alan yaratmak esas mesele. Evinizdeki alanları dikkatlice gözden geçirin ve ne kadar alan ayırabileceğinizi düşünün. Sizin için en uygunu hangisi?
  • Yeni bir oda ekletmeyi düşünüyorum; çalışma odası yapabilirim
  • Misafir odamı dönüştürebilirim. 
  •  Bir odayı çalışma odası yapamam, ama çift işlevli bir oda yapabilirim.
  • Merdiven boşluğunda kullanmadığım alanı çalışma köşesi yapabilirim.
  • Mutfak ya da oturma odasındaki sorunlu alanları değerlendirebilirim. 
  •  Yazlık evimde bir köşe yapabilirim.
Çalışma alanınızda ne tip mobilyalara ihtiyaç duyacaksınız?Odalarınızı eşyalarla tıka basa doldurmanın anlamı yok. Bu sadece, sahip olduğunuz alanı kısıtlar. Size uygun olan duruma karar verdikten sonra mükemmel çalışma alanı için sahip olduğunuz eşyalar konusunda objektif olun. Bazılarından artık kurtulma vakti gelmiş olabilir. Ne kadar alana ihtiyaç duyacağınızı ve maliyetini hesaplayın. Hazırladığımız listeye ve hangilerine ihtiyaç duyduğunuza göz atın.

  • Sade bir bilgisayar masası
  • Çekmeceli bir çalışma masası
  • Ofis sandalyesi
  • Kitaplık
  • Dosyalama sistemleri
  • Printer masası
  • Koltuk (konuk ağırlayacaksanız)
  • Klasörler ve dosyalama üniteleri,
  • Çift işleve sahip mobilyalar; gizli masalı kitaplık, kapaklı çalışma masası. 
  •  Dosya, klasör, kitap gibi bir takım eşyaları koyabileceğiniz raf sistemleri.
Dekorasyonun tüm basamaklarını belirleyin
Dikkatli planlama, mükemmel ve fonksiyonel bir çalışma alanı oluşturmanın en fazla ihtiyacımız olan şeydir. Çalışma odanızda hangi renkleri kullanmanız gerektiği konusunda iyi düşünün. Renkler bir odanın içinde yaşayanların ruh durumunu etkiler. Bu sebeple doğru atmosferi yaratmak adına doğru renkleri kullandığınızdan emin olun.
Sarı uyarıcı ve enerji veren bir renktir. Kırmızı, kalp ritmini yükseltir. Mavi ise odaklanmayı sağlar ve zekayı keskinleştirir. Pastel renklerin çoğunun sakinleştirici etkisi vardır. Fakat siz yine de süt beyaz bir rengi kullanmamaya çalışın. Fazla sakinleşmek iyi olmayabilir. Turuncu ve pembe gibi canlı ve parlak renkler enerji, yaratıcılık ve dışa dönüklüğü simgeler. Bu renklerden hangisini seçeceğiniz yaptığınız işe ve sizin karakterinize göre değişiklik gösterir. Başlı başına bir çalışma odası yaratırken sadece yaptığınız işe göre bir renk teması belirleyebilirsiniz. Ancak oda çift işlevli bir oda olacaksa, bu durumda zamanın çoğunda hangi amaca hizmet ediyorsa ona göre hareket etmeniz daha doğru olacaktır. Ya da çalışma alanınız yatak odanızda yer alacaksa pastel bir ton seçmenizde fayda var. Her ne kadar hazırlamaya çalıştığınız bir çalışma alanı olsa da keyifli bir köşe hazırlayın ve tadını çıkarın!
En iyi depolama yolu : Çalışma köşenizi depolama üniteleri ile organize edin.
  • Şeffaf kutular, istediklerinizi bulma konusunda kolaylık sağlar.
  • Çalışma masanızın yanına koyacağınız farklı amaçlar için hizmet eden çöp kutuları ile hem atıklarınızı geri dönüştürebilirsiniz, hem de yerinizden kalkarak konsantrasyonunuzun dağılmasını engellersiniz.
  • Sıkıntılı birleşim yerlerine köşe CD’likler yerleştirebilirsiniz.
  • Şık kalemlikler edinerek çalışmanızı daha eğlenceli kılabilirsiniz.
Dağınıklıktan kurtulun
Çalışma odanızı düzenli tutmanın yollarını keşfedin. Çalışma köşelerinin en büyük sorunlarından birisi ıvır zıvırdır. Bu yüzden kırtasiye malzemeleri, kitap, kutu ve dosya gibi eşyaları saklamanın en iyi yolunu bulmalısınız. Her şey elinizin altında mı olsun, yoksa göz önünde hiçbir şey olmasın mış Önemli dökümanlarınızı dolap içinde saklayabilir, geri kalan malzemeler için klasör ve saklama kutuları edinebilirsiniz. Depolama üniteleri her şeyi düzenli tutmanızı sağlamanın yanı sıra bir köşede ya da masa altında görüntü kirliliği yaratmadan muhafaza etmeyi de mümkün kılar. Kesonlar da dolaplara iyi birer alternatif olabilir. Üstelik tekerlekli kesonlarla ağır olan kitapları yerlerinden oynatmanız daha kolaydır. Büyük klasör ve kitaplar için ayarlanabilir raflar kullanabilirsiniz.
Masanız kusursuz olsun
Size ve odanıza en uygun masanın tarzına karar verin. Mobilyalarınızı ve onları hangi amaçla kullanmak istediğinizi gözden geçirin. Modüler sistemleri mi tercih edersiniz, yoksa tek parça mobilyaları mış Her iki tarafı da çekmeceli olan masalarda eşyalarınızı koyabileceğiniz fazla alanlar kazanırsınız. Fakat sandalyenizle rahat hareket edebilme imkanı için tek taraflı çekmeceler daha konforlu olabilir. Sandalyenizin rahat ve sırtı destekleyici olması önemli. Farklı boylarda raflı bir masa da işinize yarayabilir.
Penceleri nasıl giydirmeli?
Pencereleriniz için perde seçerken çalışma odanıza öncelikle ne kadar ışık girmesini istediğinize karar verin. Her ne kadar perdeler evler için vazgeçilmez olsa da genellikle çalışma odaları için güneşlikler iyi birer çözümdür. Kalın bir güneşlik, parlak ışıktan rahatsız olanlar için idealdir. Öteki taraftan ince ve açık renkli bir güneşlik, ışığın direk gelmesini engellerken içerisinin de aydınlık olmasını sağlayacaktır.

Aydınlatmayı es geçmeyin
Çalışma alanınızı doğru aydınlatın. Her çalışma odasının doğru ve yeterli aydınlatmaya ihtiyacı vardır. Tavan aydınlatması dışında çalışma odalarında mutlaka bir masa lambası bulunmalıdır. Bunun için hem istediğiniz yöne göre şekil verebileceğiniz, hem de çalışma odanızın tarzını yansıtan bir masa lambası edinebilirsiniz. Ayaklı abajurları da çalışma odalarınızda kullanabilirsiniz. Hatta ölü köşeler için mükemmel çözüm olabilir.
Doğru aksesuarları seçin
Yeni çalışma odanıza birkaç ‘’son dokunuş aksesuarı” ekleyin. Çalışma odalarınızı düzenli tutmanız için pek çok fonksiyonel aksesuar bulabilirsiniz. Ancak şıklığı da elden bırakmayın. Kendi bireysel sesinizi duyurabileceğiniz ve mekanın geri kalan kısmıyla da bütünlük taşıyacak bazı aksesuarlar çalışma odanızı neden süslemesinş Modern görünümlü bir gazetelik mi, yoksa tüm dikkatleri üzerine çeken kırmızı bir dosyalık mış Belki de sizin doğallığınızı yansıtan hasır bir dergilik? Üstelik bu gibi küçük parçaları kolaylıkla yenileyerek bir süre sonra çalışma odanızda farklı bir hava da oluşturabilirsiniz.
Kaynak: Evim Dergisi

Homeofis iş fikri: Seninbebeklerin.com

Seninbebeklerin.com sitesini ziyaret edince, bu tıpa tıp sahibine benzeyen kişiye özel örme bebekleri görünce şaşırıyorsunuz. İçinizden “ne şahane” diye geçirirken, “acaba nedir bunlar” diye biraz daha araştırma yapıyorsunuz nette. Sevdiklerine orjinal hediyeler vermek isteyenler için bir alternatif olarak düşünülmüş bu şahane amigurumi bebekler meğer bir çok marifetli ev hanımı tarafından üretilip internet üzerinden satılıyormuş.
Seninbebeklerin.com da bu marifetli hanımlardan biri olan Dilek Uçar’a ait. Dilek Hanım hem sitesi üzerinden sipariş alıyor hem de kişisel blogu http://seninbebeklerin.blogspot.com/ üzerinden onu heycanla takip eden okuyucuları ile amigurumi maceralarını paylaşıyor.
Seninbebeklerin.com gibi daha bir çok hünerli elleri görebiliyoruz internette. Nitekim Star Gazetesi geçen haftalarda “amigurumi hanımları” üzerine bir makale de yayınlamış.
Evden örme bebekler üreterek, farklı hayallere yelken açan diğer hikayeleri merak ediyorsanız, buyrun efendim:
Japonlar ‘Oyuncak örmek sanattır’ deyip adını amigurumi koymuş. Sevimli karaktere bürünüp de karşımıza çıkan bu oyuncakların çocuklardan sonra yeni gözdesi yetişkinler. Kimi çocuğuna oynaması için kimi de aile bütçesine katkı sağlamak için ilgi duymuş bu sanata.. Gelin, bu sanatı daha yakından tanıyalım.
Çoğumuzun plastik bebeklerle oynadığı 80’li yıllarda yurtdışından gelen ağlayan bebekler ve Barbie’ler çok popülerdi. Onlara sahip olanlar, o dönem adeta altın değerindeki bu bebeklerle yaşıtlarına caka satardı. Yıllar geçti, zaman da oyuncaklar da değişti. Şimdiki çocuklar aklınıza gelen hatta gelmeyen her türlü oyuncağa kolayca ulaşabiliyor. Hal böyle olunca tek ve kişiye özel olanlar değer kazanıyor. Kimbilir belki de bu yüzden Amigurumi giderek popülerleşiyor. ‘O da ne?’ dediğinizi duyar gibiyiz. AmigurumiJaponların tığ veya şişlerle oyuncak örme sanatına verdikleri isim.
Tığ ya da şişle yapılan Amigurumi aslında örgü örenlerin iyi bildiği sık iğne diye tabir edilen tekniğin oyuncağa uyarlanmış hali. Sadece bebek değil tabii… Tavşandan ördeğe, küçük kızlardan şekerlere kısacası her şeyin örgüsünü yapıyor amigurumi meraklıları. İşi öyle ileriye götürenler var ki çizgi film kahramanlarının neredeyse birebir örgüsünü örmüşler. İnternet üzerinde neredeyse her dilde amigurumi örneklerinin verildiği siteler mevcut. El emeği, göz nuru ürünlerin satıldığı etsy.com ile fotoğraf paylaşım sitesi flickr.com’da bu işte uzmanlaşmış pek çok kişinin yaptığı çalışmaları bulabilirsiniz.
Bizde de meraklısı artıyor
Amigurumi ile ilgili Türkçe birçok site mevcut. Hayal arkadaşlarım ise amigurumi hakkında detaylı bilgi bulabileceğiniz Türkçe sitelerin başında geliyor. Amigurumi’ye yeni başlayanlara yol gösteren sitede amigurumi temel şemasıyla örgüde artırma ve eksiltmenin nerede yapılacağının mantığı anlatılıyor. Göz atmakta fayda var.
Betül Kuyumcu evde hobi olarak başlayıp işe dönüştürdüğü amigurumi örneklerinihttp://orguoyuncaklar.blogspot.com/ adresindeki blogunda sergiliyor. etsy’de gördüğü bir kolyeyi örerek işe başlayan Kuyumcu giderek profesyonelleşmiş. Kuyumcu’nun örgü konusundaki gelişimini de görebileceğiniz sitede yaptığı işleri zincir sayısından şiş numarasına kadar anlatıyor. Kuyumcu istenildiği takdirde kişiye özel oyuncaklar da yapıyor. Annelik, el becerileri, çocuklar konularından haberler içeren çocukla çocuk sitesinde de birçok örgü oyuncak örneği ve bunların yapılışı yer alıyor.
Evlat Çocuk Atölyesi ise amigurumi’yi profesyonel bir işe dönüştürenlerden. Özlem Er, Nesrin ve ZeynepUnutmaz adlı üç kuzenin bir araya gelerek kurdukları Evlat Çocuk Atölyesi’nde sipariş üzerine örgü bebekler yapılıyor. Kendilerine verilen fotoğraflardan yola çıkarak ördükleri bebekleri beş gün içinde tamamlayan kuzenler; saç tokası, ayakkabı ya da en sevdiğiniz giysinizi bile ördükleri bebeklere ekliyor. Ayrıca 10 MarifetBelgin Güven,  Anne Kaz ve Örgü Oyuncakçı Nine internet sitelerinden de örgü oyuncaklarla ilgili örnekler bulabilirsiniz.
Kaynak: Star Gazetesi, 14 Mart 2009